IMF ile alış veriş eden, IMF’den para alan bütün ülkeler; Brezilya, Arjantin, Meksika güle güle kardeşim git dediler ve yolları ayırdılar. Milliyetçi mukaddesatçı camiamızdan gelen Sanayi Bakanı; “Biz yollarımızı ayırmayacağız” diyor. Biz ayıracağız kardeşim, biz ayıracağız! (Alkışlar). Ama bunlar da bunları söyleyerek iktidara geldiler. Bunlar Erbakan’ın az çok talebesi. Milli Görüşçüler. Oradan geldiler. Nasıl değişiyorlar? Değişmemenin imkânı yok ki; şimdi içeride 40 tane, 50 tane dosya var. Tayip Bey için cumhurbaşkanı olmaktan başka çare yok. Bir yedi sene daha kurtulacak. Yedi sene sonra biz soracağız o zaman.
(Alkışlar ve “Millet İktidar, Edibali Başbakan!” tezahüratları). TÜRKİYE’NİN EN ZAYIF HALKASI: AKP Yani demem o ki Türkiye’nin en zayıf karnı, en zayıf halkası, bu küreselleşme ve emperyal siyasetlerin canavarca kavga yaptığı bu bölgede; Türkiye’nin en zayıf karnı bu mahcup, bu borçlu, bu dosyasından, geçmişinden, mazisinden korkan oraya sığınacak yer arayan bu AKP’dir. Dolayısı ile fazla da gitmemek lazım, yol göstermek lazım ki tamamen gâvurların kucağına teslim olmasın. Çünkü ülkenin geleceği ile ilgili hadiseler var. En zayıf yerimiz burasıdır. Bu ülke maalesef kafadan kontratak yedi. Gerçi Yunanistan’a dört gol attık ama arada işte onlarda böyle kontratak goller atıyorlar. İşin en kötü tarafı tepeden avlıyorlar. Sıkıntımız budur. Ama AKP’deki dostlarımız üzülmesinler onların kurtuluşu da yine Millet Partisi’nin iktidarında olacaktır.
(Alkışlar ve “Millet İktidar, Edibali Başbakan!” tezahüratları). MİLLET PARTİSİ BÜYÜK HİZMETLER YAPTI
Değerli arkadaşlar! Şu ana kadar Millet Partisi çok şanlı, çok değerli hizmetler yaptı. Bir Annan Planı, bir Kıbrıs çıkarması –burada açıklıyorum tarihi bir kongredir- biz Kıbrıs’ta da bir tarih yazdık. Yazılan tarihin adı: Kıbrıs’ı kimse Türkiye’nin elinden a la maz! Alamaz! Çünkü geldik dedik ki Annan planını biz işte böyle yırtıyoruz ve yırttık. Hiç kimsenin umut etmediği bir biçimde ve herkesin tırsıp kaçtığı, ürktüğü zamanda… Bugün sağ olsun, kulakları çınlasın, dostumuz Doğu Bey Lozan fatihi geldi, şimdi Lozan fatihi!? Söylediğimiz laflar ne kadar bereketli laflar solu da sağı da kurtarıyor. Çok güzel. İyi bir hareket tabii ama o hususu stratejik görmek lazım. Lozan’da gidip… Etkili bir iş yapmalıyız değil mi? Etkili. Şova gerek yok. Etkili iş yapalım. Mesela şunu demem lazım. Adam şunu diyor haklı. Hepimiz Hırant’ız, hepimiz Ermeni’yiz, hepimiz filan… Tutmuş hepiniz Amerikan’cısınız diyor doğru. Doğruya ne diyelim. (Alkışlar) BİRAZ DA KENDİ İŞİMİZE BAKALIM DEMEDİNİZ!
Bütün bunlardan sonra çok sıkıntı çektiniz, çok ıstırap çektiniz, yoruldunuz, zor zahmetli bir yolu takip ettik. İnşallah bu yolculuk esnasında; “Ey Başkan! Biz senin arkandan geliyoruz ama sen de Allah aşkına şöyle asfalt bir şoseye bizi çıkar da biz de eller gibi rahat edelim. Ey Başkan! Ne yoruldun, ne rahat ettin. Hepimize de her gün vatan, millet, uyan, muyan, filan diye hedef gösterdin. Bunun sonu gelmeyecek mi? Biraz da kendi işimize, aşımıza, çocuklarımıza bakalım. Bizim bu Başkan da tuhaf adam.” Demediniz değil mi? Hiç pişman olmadınız, değil mi? (Alkışlar ve “Liderimiz Edibali” tezahüratları). Çok sağ olun, değerli arkadaşlarım! Bundan bir güç alıyorum ve helalleşiyorum!.. Doğru iş yaptığımıza inanıyorum!.. Bazı şeyin sonuçları da çok net olarak görüldü ama yine de kafalarında bir tereddüt olmasın diye çok teşekkür ederim. Allah razı olsun! Sağ olun!.. VAZİFEMİZ MİLLET MÜCADELESİ Ve bana soracak olursanız. Ben bir daha yeryüzüne gelsem Allah bana lütfetse bir daha başlamak gerekirse aynı şartlar altında aynı şeyleri hiç tereddüt etmeksizin yapardım. (Alkışlar, alkışlar, alkışlar…) Dolayısı ile değerli arkadaşlarım! Ssizin dostunuz olmak, siz kardeşiniz olmak, size imkân nispetinde bildiğimiz kadar, hissedebildiğimiz kadar millet, devlet ve hak yolunda yapılması gerekli olan hizmetleri anlatmak, öğretmek konusunda elimizden geldiği kadar çaba gösterdik! Gayret sarf ettik!.. Bunun son derece verimli, bereketli ve hayırlı olacağına inanıyorum. HALK ARAYIŞ İÇERİSİNDE Şu ana geldiğimizde değerli arkadaşlar! Herkes aşağı yukarı bu konuştuklarımızın yüzde sekseninde, doksanında mutabık. Aynı şeyleri söyleyen sadece Millet Partililer değil! Çok yaygın, çok geniş bir insan kitlesi, memuru, işçisi, köylüsü, vatanperver insanın ekseriyeti rahatsız. Bunlar gitmeli diyor. Bunlar umduğumuzu yapamadı, yani bunlar olmadı, bu iş çıkmadı. Çıkmaz! Dolayısı ile birileri gelmeli. Ama oralıkta olanlarında bu işi yapabilecekleri konusunda güven yok. Muhalefet adına AKP karşısında tavır alan, almak isteyen partiler güven verici bulunmuyorlar. Bu da normal… Çünkü geçen tecrübeler önemlidir. Bu insanlar tecrübelerden ders çıkarmak mecburiyetindedir. Güven verici, tutarlı, iktisadi ve siyasi hayatı dalgalanmaya, istikrarsızlığa bırakmayacak muktedir, ismen cismen güvenebileceği insanları, lideri olarak ve rehberi olarak yeni bir iktidarın, yeni bir hükümetin kuruluşunda görmek istiyor. Bir bezginlikle beraber bir de arayış var. GÜÇLÜ BİR İKTİDAR “Vaktiyle Edibali ve arkadaşları, buna benzer bir araya gelmesi mümkün olmayan şeylerden yeni bir ekip oluşturdular. Yeni bir güç oluşturdular. Şimdi ne yapıyorlar acaba?” Diye laflar, sözler, özleyişler bize de geliyor. Her şeyi de teker teker açık etmenin gereği de yok. Ama şunu söylemem lazım önümüzdeki günler çok şeylere gebedir, çok güzel gelişmelerin işaretlerini Milletimize verebiliriz umudundayım. İnşallah. Güçlü bir iktidar arayışı vardır ve bu arayışı Allah’ın izniyle biz yaparız diye düşünüyorum. Dualarla, gayretinizle. (Alkışlar ve “Millet İktidar, Edibali Başbakan!” tezahüratları). TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ YAŞAYACAKTIR Gazi Mustafa Kemal’in sözü gayet isabetli ve doğrudur: “Vatanı milletin azim ve kararı kurtaracaktır” diyor. Amasya Tamimi’nde dediği şey çok isabetli ve milli bir özlemdir ve doğrudur. Milletin kurtuluşunu, yücelişini sağlayacak; problemlerini çözecek gene milletin azim ve kararıdır. Bunları gerçekleştirmek konusunda milli güçleri, Kuvvayı Milliye’yi amil kılmak esastır, diyor. Formül basittir. Türkiye’de Türkiye Cumhuriyeti Devleti var olmalıdır. Türkiye’de bütün olarak bir mili metre kare toprağını feda etmeksizin Türkiye içindeki tüm vatandaşlar, kavmi köken farkına itibar edilmeksizin Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşıdır ve bunların adı Türk’tür. (Alkışlar ve “Millet İktidar” tezahüratları) Bunlar esası itibari ile ilahi hikmetlerin, bölge gerçeklerinin bir özetinden ibarettir. Anayasa’da mevcut olan “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halka Türk denir” sözü son derece veciz, doğru, isabetli bir yazılımdır. Türkiye’nin birliğini bu sağlar. Bundan asla taviz vermeyeceğiz! Veremeyiz!.. Bölgenin birliği ve dirliğini de bu inanç sağlar. Türkiye’nin birliği, bölgenin birliğini sağlayacaktır. MİLLİ İKTİDAR!.. MİLLET İKTİDAR! Değerli arkadaşlarım! Bunlar da siyasetimizde hakim olan temel prensipleri, iç ve dış siyasetimize hakim temel prensipleri ifade ediyor. Önümüzdeki dönemde “milli güçler”in oluşturduğu bir milli koalisyon meydana getirme çabaları görülecektir, gündeme gelecektir. Daha çok çalışacağız, daha çok gayret göstereceğiz inşallah. Bunu sağlayacak şey Millet Partisi’nin birlik ve bütünlüğüdür. Temeli budur. Yeni bir iktidar oluşmasında Millet Partisi’ne, tecrübesine, birliğine, ehliyetine milletin çok büyük bir ihtiyacı vardır. Seçimlere çok az bir zaman kalınan bu durumda inşallah dostlarımızı güldürecek bu milletin düşmanlarını da üzecek güzel şeyler yapacağız inşallah. (“Millet İktidar, Milli İktidar” tezahüratları). Sözlerimin sonuna geldim. Beni değerle, büyük bir dikkatle dinlediniz. Çok teşekkür ediyorum, Kurultayda yeni heyetimize, Sayın Başkana ve katılan tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Yüreklerini ve göğüslerini tüm Türkiye’ye açarak çalışmalarını rica ediyorum. Çünkü o çalışmalar Türkiye’nin söylediğim güzelliklere ulaşmasında, müjdelere kavuşmasında em büyük desteğimiz olacaktır. Milletin hayatında bu büyük gelişmeleri sağlayacak önemli adım, önemli güç, siyasi rehber Millet Partisi’dir. (Alkışlar ve “Millet İktidar, Edibali Başbakan!” tezahüratları).