FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
.............................sayfaya dön
Şanlı Peygamberimiz (SAV) mektubunda kralı Hakk’a ve cennete çağırırken “aksi halde bütün tebaasının günahlarından sorumlu tutulacağını” ihtar ediyordu! Ancak Heraklius, kalbi meyletmesine rağmen, yardımcıları ve ruhbanların itirazı ve tehdidi sebebiyle, İslam’ı ve kurtuluşu kabul ve ilan etme cesaretini bulamamıştı. İmparator sorumluğunu yerine getirememişti, halbuki tarihin seyrini değiştirmek fırsatı ona sunulmuştu! Ne yazık ki yararlanamadı ve kaybedenlerden oldu!BİR TEK OYUN BİLE SORUMLULUĞU ÇOK BÜYÜK Bir tek oyun bile sorumluğu böylesine büyük, böylesine ağır! Verilecek bir oyla bu ülkenin değil, tüm bölgenin acısına acı katmak, kanına ekmek doğramak veya huzur, mutluluk ve iyilik aşılamak mümkün! Bu da ancak hakkı verilmiş oylarla gerçekleşebilir! Peki hakkı verilmiş helal oylarla bir iktidar oluşturmak için oy nasıl olmalıdır! Çünkü oy vermekle sen dua ediyorsun, dilekçe sunuyorsun? Kime sunuyorsun? Ulu Yaradan’a! Diyorsun ki, “İşte şu listede bulunan siyasetçiyi tanıyorum, namusuna, ehliyetine kefilim! ! Memleketin, bölgenin

namusuna, ırzına, şerefine, varlığına bu adamı, kadını ve arkadaşlarını layık görüyorum, kefilim, yaptıklarından da sorumluyum”!.. Şimdi bir oyun yüklediği sorumluluğun, o oy sebebiyle iktidara gelmesine katkıda bulunduğun partinin tüm yaptıklarından ve bu iktidar döneminde gerçekleşen bütün vebal, günah, cinayet, şekavet ve rezaletden başbakan kadar sen de sorumlu oluyorsun! Bunlar sadece oy vermenin sorumluğunun ne kadar önemli ve büyük olduğunu göstermeye yeter her halde! Bir de oy verme dışında başkalarını teşvik eden ve yönlendirenlerin sorumluluğunu düşünmek gerekir!
ADİL HALİFE BİR TAVSİYEYİ NASIL DEĞERLENDİRDİ?
Bir gün, devlet adamlarının en büyüklerinden raşid halifelerin ikincisi Hazreti Ömer(ra) kendisine, bir devlet memuriyetine tayin için aracı olan Hazreti Peygamber’in arkadaşlarından bir zata, “Bu makam için tayin edilmesini salık verdiğin zatı tanıyor musun diye sordu. O zat da; - Evet tanıyorum.
Hz. Ömer(ra): - Nereden tanıyorsun?
Sahabi: - Cemaatten tanıyorum, namaz kılıyordu...
Hz.Ömer(ra): - Alış veriş ettin mi, yolculuk yaptın mı?
Sahabi: -Hayır
Hz. Ömer(ra): -O halde (devlet memuriyetine tayinini tavsiye edecek kadar) tanımış sayılamazsın…”der. Görülüyor ki bir oy, iktidarın devir ve teslim işleminin bir parçasıdır! Aynı zamanda garantidir, kefalettir! Kişinin veya partinin şahsiyetinden, programından, felsefesinden, ahlakından sorumlu olmak anlamına gelir! Ve onun için şanlı ecdadımız, yüklenilecek görevin ağırlığı sebebiyle çok ihtiyatla yaklaşmışlar, bu işi ateşten gömlek giymekle eş saymışlardır! Şimdikilerin yaptığı gibi iktidar şansı hayal ettikleri partilerin kapılarını aşındırmamışlar; hele genel başkanların evlerine helikopterle gül döktürmemişler; kendilerinden yaşça veya bilimce çok aşağılarda bulunan bir belediye başkanının önünde diz çökmemişlerdir! Kısaca oy vermek vebal satın almaktır, vermemek de öyle! Yukarıda belirtmeğe çalıştığımız gibi, vicdan ve akıl huzurunda olduğu gibi ilahi divanda da hesabını vereceğimiz bir amme görevidir! Versen de, boş geçsen de, vermesen de sorumlu olacağın, ancak hakkını verince sorumluluktan kurtulabileceğin bir görev oy vermek!.. Yani seçeceğin, oy vereceğin parti, şahıs konusunda, vicdanen sorumluluktan kurtulabilmen, günahtan kaçınman ve işi bir sevaba dönüştürmen mümkündür! Bu şahsı veya partiyi tanımak; programları ve ehliyetleri hakkında sağlıklı bilgiye sahip olmak ve bunları doğru muhakeme edebilmeyi gerekli kılıyor! Şüphesiz ki bu ince ve hassas değerlendirme için doğru bilgi ve hissi selim, aklı selim şart ve vicdan şart! Gençlerimiz bu konuda büyük şansa sahipler! Ve onlardan da bu beklenir. Enerjileri ve geleceğin Türkiye’sini yüceltmek için çok büyük şansa sahipler, önlerinde uzun bir hayat süresi bulunuyor! Hem kendilerini donatabilmek ve hangi partinin yanında yer almak, hangi partinin saflarında görev yapmak gerektiğini anlamak için Millet Partisi Programı’na baksınlar! Ve kendilerini kucaklayacak Millet Partisi’ni tanısınlar! Tüm yurtta ve yurt dışında Millet Partisi ve Bayrak, milletin gençlerine yardım için bekliyor! Hoş geldiniz gençler! Millet’in saflarına hoş geldiniz!..
UNUTMADAN Türkiye’mizin gündemindeki hayati ve temel gündem maddelerinin başında İktidarın, milletten aldığı oyun gereği olarak, tek başına iktidar olma hak ve yetkisini, hiçbir sorumluluğu olmayan görünür ve görünmez danışmanlara, şirketlere havale etmiş olmasıdır! Türkiye’yi iktidar mı yönetiyor, yoksa görünmeyen ortaklar mı yönetiyor, fark edilememesidir! Bu ay CNN’de E. Berberoğlu ile yaptığı bir söyleşide Sayın Unakıtan bir ölçüde ifade etmişti. Danışman şirketler performanslarını beğeniyormuş! Söz konusu gazeteci bir müteahhit gazetecilik örneği vererek, Sayın Bakan’dan, geçirmekte oldukları incelemenin akıbetini, milyonlarca tv seyircisi önünde sorabilmişti. Keza bu iktidar muhalif saydığı bütün medyayı susturmak için her türlü devlet imkanını kullanma yolunu seçmiş görünüyor! Bu tehlikeli bir yol ve hiçbir iktidar için de hayır doğurmayan netameli bir yoldur! Bu iktidarın, medyada muhalif saydığı kanal ve gazetecilere uyguladığı ifade edilen baskı, sindirme ve yıldırma ve şantaj siyaseti çok kötü geri tepen bir silahtır! Tayip Bey unutmamalıdır ki kendisini iktidara bu medya ve çalışanları taşıdı. Bizden tavsiye bu yanlış yoldan ne kadar çabuk dönerse bu iktidar için iyi olur! Görünür görünmez ortaklar, çöken bir iktidarın çöküşünü durduramaz!

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali