FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 

Sadece adli bir idare değil, müşfik ve güler yüzlü idare de behemehal tesis edilecektir. Asayişin ve sulhun Türk toplumunun başlıca tutkularından biri olduğu kanaatindeyiz. Gerçekçi,rasyonel ve milli ihtiyaçların, insani özlemlere cevap verebilen idarelerin, maddi kudrete pek az ihtiyaç duyacakları muhakkaktır. Otoritesini vatandaş vicdanında ve iştirakinde bulan bir idare tesis etmek azmindeyiz. Güvenlik kuvvetlerimizi, görevlerini ifaya muktedir, vatandaşların güven, sevgi ve desteğini kazanmış, fazilet, adalet ve şefkat duygusu ile görev yapan bir fazilet gücü haline getireceğiz. Güvenlik kuvvetlerimiz, gücü hakkında hiçbir şüpheye yer olmayan ama şefkatinden, koruyuculuğundan, tarafsızlığından, insancıllığından asla kuşku duyulmayan bir güven ve şefkat ocağı haline getirilecektir.
4) Dış politika:
Dış politikamızın esasını, yurtta sulh ve cihanda sulh hedefi teşkil eder. Cihanı sulh içinde, hür milletler topluluğu olarak görmek, yaşayan umudumuzdur. Silahlanma yarışının, nükleer afetin, emperyalist nüfuz kavgalarının, cihan çapında ekonomik ve sosyal kutuplaşmanın karşısındayız. Milletlerarası anlaşmalara sadığız. İkili ve çok taraflı anlaşmaların adalet, dürüstlük, hakkaniyet ve müşterek çıkarlar doğrultusunda ıslahını, gelişmenin tabii bir sonucu olarak görüyoruz. Türkiye’nin maddi ve manevi çıkarları ile ikili veya çok taraflı anlaşmaların uzlaştırılmasını zaruri görmekteyiz. Bölgemizi, Akdeniz’i İslam dünyasını ve dünyayı adalet , hürriyet ve karşılıklı çıkarlar esasına dayalı daimi bir sulh ortamı halinde görmek hedefimizdir. Ortadoğu’nun jeopolitik, jeostratejik konumu bölgede daimi sulhu tesis imkanları verdikten başka, ekonomik ve kültürel entegrasyonunu gerçekleştirmek arzusundayız. Bölgenin güçler arası nüfuz savaşlarından arındırılmasını şart sayıyoruz. Emperyalizme, sömürüye ve asimilasyona karşıyız. Siyasal bağımsızlıklarına kavuşmamış ülkelerin, süratle bağımsızlıklarının sağlanması ve tanınmasını arzu ediyor ve zaruri görüyoruz. Dünya Türklerinin yaşadıkları ülke ve rejimlerinin samimi surette sadık vatandaşları olarak milli kimliklerini muhafaza etmelerini, insan haklarının tabii zarureti telakki etmekteyiz. Türk topluluklarını, Türklerin yaşadığı ülkelerle Türkiye arasındaki samimi dostluğun geliştirilmesinde başlıca ölçülerden biri olarak kabul ediyoruz. Türk kültürünün bakiyelerini Türkiye’de olduğu gibi dünyada da korumak başlıca görevlerimiz arasındadır. İslam dünyası ile ikili ve çok taraflı anlaşmalar yoluyla, tarihi birikimin, müşterek inançların ve değerlerin verdiği imkan ile kültürel ve ekonomik işbirliğini kuvvetlendirip istikrarlı bir yapı oluşturmak arzusundayız.

İslam dünyası başta olmak üzere komşularımız da ve dünyada,Türk kültürü,Türk tarihi ve Türk Millet'i hakkında hiç bir ilmi kıymeti bulunmayan esassız ön hükümlerin,saplantıların,yanılgıların varlığı açıktır.Mitolojik, dini ve politik önyargıların dünya kamuoyunu menfi etkilemesine fırsat vermemek ve bu etkilerle savaşmak kararındayız.
Komşularımız,Ortadoğu ülkeleri ve İslam Dünyası ile temel politikaları koordine etmek kararındayız.
Müşterek tarih,kültür,sanat ve folklor varlığını korumak ve güçlendirmek,bölgesel kamuoyuna yansıtmak azmindeyiz.
Temel insan haklarına,milli bağımsızlıklara hürriyet ve adalete bağlı adil az gelişmiş ülkelerin ekonomik ve kültürel gelişmesini tarihsel gelişim çizgizi yönünde teşvik ve teyid edici,ırk ,din,dil baskılarını reddeden,asırlık haklarını güvence altına alan,emperyalist yayılma politikalarına karşı duran,dünya ölçüsünde yaygın sefalet,açlık,kültürel yetersizlik,çevre kirlenmesi problemlerine çözümler getirecek Türk Millet'tinin haklı menfaatlerini,beşeriyetin uyuyan vicdani ve idrakine kabul ettirici bir dış politika uygulacağız.

5) Savunma:
Türk topraklarının bölünmez bütünlüğü ve Türk vatanının savunulması,savunma politikamızın baş hedefidir.
Benimsemiş bulunduğumuz "Yurtta Sulh ,Cihanda Sulh" hedefi, ihtilafların sulh yoluyla ve adalet esasları çerçevesinde hallini öngörür.
Türkiye savunma politikasında tecavüzi bir düşünüşe yer yoktur.Ülkemizde , bölgemizde ve dünyada istikrarlı,adil bir sulhun var olması ülkümüzdür.Türkiye adalet esasına dayalı gerçekçi sulhün en önemli amili olacaktır.
Diğer taraftan Türkiye'nin jeopolitik,jeostratejik konumunun arz ettiği önem sebebiyle,sulhün Türkiye bütünlüğünün ve Türkiye'nin hayati çıkarlarının savunulması için savunmamızı azami seviyeye çıkarmanın kaçınılmaz bir görev olduğu inancındayız.Bu yüzden Türk Silahlı Kuvvetleri'ni görevlerini ifaya muktedir,caydırıcı gücü tartışılmaz,maddeten ve manen üstün bir güç haline getirme çabalarına hız vereceğiz.Türk Silahlı Kuvvetleri'ni gündelik politikaların üstünde tutma kesin azmi ve kararı içindeyiz.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyacı olan modern savunma sanayiini süratle geliştirmek kararındayız.

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali