FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
Tarihsel periyot, dahil olunan medeniyet ve medeniyetlerin etki tarzı ve derecesi, bu zaman dilimi içinde gelişme hedefine yöneltilecek iç kudretler, temas halinde bulunan dış sosyal çevrenin gücü, etki tarzı ve derecesi, mili sosyal değişimi, seyir grafiğine, şekline, periyoduna etki ederek şekillendirir. Bu yüzden gelişim, her büyük sosyo- kültürel birim için, farklı bir yol çizer. Gelişim olayını tekdüze, doğrusal, mutlak ve evrensel bir model içinde hapsetmek, onu sakatlamak, dejenere etmekten başka bir sonuç vermez. Ve bilimsel bakımdan da, şu veya bu evrensel gelişme modelinden bahsetmek, 18. asrın metafizik görüşlerine dönmek ve sosyal bilimlerde bu iki asır içinde meydana gelmiş birikime sırt çevirmek anlamına gelir ki, savunulamaz.
4) Gelişmenin temel gücü, milli potansiyeldir:
Türk milletinin gelişme hamlesinin başarısı için, tüm maddi ve manevi gücü, akılcı ve verimli bir şekilde seferber etmekten başka çıkar yol yoktur. Atıl ve verimsiz halde kaldığına kani olduğumuz milli potansiyelin harekete geçirilmesi, gelişmenin temel gücü olacak ve gelecekte sekonder bir olay haline gelecek olan dış kaynak imkânlarının da artan bir verimle milli gelişme hamlesine katılması mümkün olacaktır.
5) Modern teknolojinin süratli iktisabı:

Yerli teknolojinin en kısa süre içinde, çağdaş ve modern teknoloji ile rekabet edecek düzeye getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Modern teknolojinin süratle iktisabı, özümlenmesi ve çağdaş seviyede teknoloji üretilmesi hedefimizdir.
6) Kalkınmanın sosyal ve topyekun özelliği:

Kalkınma, ancak bir milletin maddi ve manevi enerjisinin topyekun , akılcı ve verimli bir şekilde kalkınma hedefi için seferber edilmesi ile mümkündür. Bu yüzden kalkınma hareketli, bir zümrenin kâr ve başarı ümidine bağlanamaz. Devlet ve vatandaşın organize edilmiş, sürekli, rasyonel, düzenli ve verimli işbirliği öncülüğünde tüm beşeri ilmi, teknolojik ve manevi enerji, emek ve mali gücün seferber edilmesi, kalkınmamızı milli temellere dayandıracak ve başarıya ulaştıracaktır.
7) Maddi iktidar:
Ahlâki ve insani değerlerle, insan çabası arasında adil bir uyum sağlanması ve dengesizliklerinin kesinlikle bertaraf edilmesi şarttır.
8) İnsan hürriyeti ve gelişme unsurlarının koordinasyonu:

İş ve çalışma hayatını, sermaye karşısında, emek, bilgi, istidat ve teşebbüsün mahrumiyeti olarak gören düşüncelere itibar etmiyoruz. Bizim Türk milletine teklif ettiğimiz milli demokratik organizasyonun, kabaca milli ekonomik modelin esası, sermaye, emek, bilgi ve teşebbüs gibi işletmenin vazgeçilmez unsurlarını müşterek eserin inşasında aynı derecede elzem kıymetler olarak görmekten ibarettir. Bu kıymetlerin hiçbiri diğerinin mahkumu olamaz. Hürriyet sadece insani bir amaç değil, bir hayat tarzıdır da. Bir işletmeye katılanlar arasında müşterek bir değerin ortaya konması ilişkisinde bir ecir münasebeti yoktur; eşit insanlar arasında kurulmuş bir ortalık, bir iştirak ilişkisi vardır. Bu prensip esas alınarak, iş ve çalışma hayatında vatandaşların iki uzlaşmaz sınıf haline gelmeleri önlenecek ve verim süratli bir şekilde artacaktır. Sosyal ve ekonomik antogonizmalar ortadan kalkarken, çalışma hayatı barış ve adaletin sürekli ve sarsılmaz temellerine kavuşmuş olacaktır. Milli ekonominin bu esası, insanı köleleştiren, insan hürriyetlerini yok eden iki hakim sistemin dışında, insan onuruna ve insana gerçek değerini veren hürriyetçi bir sistemdir. Ekonomik açıdan verimi ve kurtarıcılığı tartışılmaz olduğu gibi, insanı ve insan hürriyetini en büyük değer haline getirdiğinden, gerçek anlamda insancıldır; milli kültür ve tarihin de bir ifadesi olmak itibarıyla millidir. İki hakim ekonomik sistem dışında milli ekonomi hedefini Türk milletine gösteren Türk İnkılabı’nın ekonomik ülküsünün de gerçekçi ifadesidir
9)Milli ve milletlerarası planda gelir dağılımının Türkiye ve Türk toplumu açısından önemi ve anlamı:

Ülkemizde büyük vatandaş kitlelerinin işçi, köylü, memur, esnaf, ve sanatkarın sabit bir gelire bağlı bulunduğu açıktır. Bu durum sadece sosyal bakımdan bir gelir adaletsizliği olarak ele alınamaz. Konuya sosyo-ekonomik açıdan sadece bir gelir dağılımı bölüşümü olarak bakmıyoruz.
 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali