FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 

İNSANLIK İSRAİL'E HAKKA, HUKUKA ve İNSANA SAYGIYI BİR GÜN ÖĞRETECEKTİR !

Bağımsız vatan ve devlet kurmanın normal ve uluslar arası hukukta kabul edilmiş kuralları vardır.İsrail bu şartları taşımadan kurulmuştur.Küçük bir Yahudi topluluğu iken iki bin yıl sonra devlet olma iddiası ile ortaya çıkmıştır.MS. sonra 70 yıllarında Telaviv önderliğinde gerçekleştirilen son Yahudi isyanı Roma İmparatorluğu tarafından şiddetle bastırılmış Kudüs yakılıp yıkılmıştır. Bundan sonra 20. yüzyıla kadar Yahudiler Kudüs’te küçük bir topluluk olarak yaşamışlardır. Osmanlı mülkünü işgal eden İngiltere, savaş sonunda 1917 de Balfor deklarasyonu ile ,Filistin’de bir İsrail devletinin kurulmasına destek vereceğini açıklayarak ,uluslararası arenada İsrail Devletinin kuruluş yolunu açmış oldu.Fakat İngiliz hükümeti Yahudiler için bir ulusal vatanın temin edilmesini destekleyeceklerini söylerken , Filistin’deki Yahudi olmayan toplulukların haklarına saygı göstereceklerini ve bu topluluklar alehine hiçbir şeyin yapılmasına da izin vermeyeceklerinin sözünü de verdiler. 30 lu yıllar boyunca artan Yahudi göçü ve Yahudi çetelerin yaptığı katliamlar 1936 da ilk Filistin intifadasını başlatır. Üç yıl süren bu intifada sonunda Yahudi göçünü durduracaklarına söz veren İngilizler, Siyonistlerle bir olarak bu intifadayı zalimce bastırdılar. Osmanlıdan sonra Ortadoğu da kalıcı bir düzen ve istikrarın oluşturulamamasının nedeni, sömürgecilerin bunu yapabilecek bir güce sahip olmamaları değil,bunu yapmak için gerekli stratejik anlayışa sahip olmamalarıdır. Osmanlı ele geçirdiği bölgelere nizam götürmeyi ilahi görev sayan bir anlayışla yönetildi. Sömürgeciler ise sadece kendi menfaatlerini gözettiler. Şimdiki Batının tavrı da böyledir. Batı, yapısını ve değerlerini anlamadığı, saygı duymaya çaba göstermediği bir medeniyeti, daha fazla çıkar elde etmek uğruna, tahrif etmeye, tehdit etmeye devam ettikçe , bölge de ve dünyada ne kan nede göz yaşı dinmeyecektir. Ortadoğu halkları başta olmak üzere insanlık kendine yüklenen bir sorumluluğu idrak etmek zorundadır. O da yeryüzünde adaleti sağlamak olmalıdır. Müslüman Türk Milleti de, dört asır hakimiyetin de bulundurduğu ve bir Yahudi siyaset adamının “ Osmanlı bu bölgeyi bir on başı ile yüz yıllarca adaletle idare etti” şeklinde itiraf ettiği misyonuna tekrar sahip çıkarak Ortadoğu üzerindeki liderliğini gösterecek politikalar üretmek mecburiyetindedir Müslüman Türk Milletinin liderleri,siyasetçileri,bilim adamları,kanaat önderleri yanımızda kanayan bu yarayı dindirmek için gerekli organizasyonları bir an önce oluşturmalıdır.Millet Partisi yapılan her hayırlı işin yanında olacaktır. Bir erin kaçırılması bahane edilerek İsrail in yaptığı insanlık dışı baskıyı,vahşeti soykırımı,katliamı Batının yaptığı gibi,gizlemek amacı ile kelimelerle oynayarak içini sulandırarak, yarım ağızla ,aşırı güç kullanımının karşısındayız diye terennüm edenler gibi değil Millet Partisi camiası olarak ve inanıyoruz ki mensubu bulunduğumuz bütün Müslüman Türk Milleti olarak da yüreğimizden o Yüce Yaratıcıya yaptığımız yakarışlarla
TELİN EDİYOR VE LANETLİYORUZ.
Sayın Kofi Annan’ı,şu anda barışın Türk ordusu tarafından sağlandığı Kıbrıs’ta barışı tesis etmek için suni gündemlerle uğraşacağı yerde kanın oluk gibi aktığı Filistin’de İsrail vahşetini durdurması için çaba sarf etmeye ve göreve çağırıyoruz.
.................................................................................................................................................Temmuz 06

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali