KUTLU YOLCULUKTA YENİ BİR KAVŞAK
6 Mayıs 2007 tarihli Millet Partisi Küçük Kurultayı’nda Genel Başkan Sayın Aykut EDİBALİ’nin yaptığı konuşma.
YORULMADIK, YORULMAYACAĞIZ!
Değerli Dava Arkadaşlarım!
Yıllar süren bir mücadelenin şerefli, şanlı, demokratik, insani, insanlığın tüm evrensel değerlerinin ışık tutan meşaleleri oldunuz. Teşekkür ederim. Yılmadınız, bıkmadınız, sabırla, gayretle bu tarihi yolculuğun kavşaklarını teker teker aştınız. Şu an zafere çok yakınız. Bu milletin mutluluğuna çok yakın başka bir kavşaktayız. Bu yolculuk hiç bitmeyecek; sonu zafer, sonu tüm insanlığın kurtuluşu, yücelişi ve mutluluğudur. Yorulmadınız, yorulmayacağız. Kişiler değişecek, nesiller değişecek ama bu kutlu yolculuk hiç değişmeyecek.
TÜRKİYE EKSENLİ BİR SİYASET İÇİN:
“MİLLİ, DEMOKRAT, ÇAĞDAŞ PARTİLER TOPLULUĞU”
Yeni bir kavşaktayız. Bizim görevimiz şu: Türkiye’deki milli, demokrat ve çağdaş tüm partilerin koordinasyonu gereği, sağıyla soluyla Türkiye eksenli bir siyaseti yeniden organize etmek, başlatmak görevi bize düşüyor. Çünkü siyasetin yeniden Türkiye eksenli olması şartı var. Elbetteki Türkiye dünyaya açılacak ve bu açılımları hem kendisine hem de insanlığa büyük yararlar sağlayacaktır. Ama bunun, bu alışverişin olmazsa olmaz şartları var.
Türkiye’de bir değişim yaşanıyor. Büyük sıkıntılar yaşanıyor. İnsanların bir kısmı bu ülkenin sokaklarında, meydanlarında, şehirlerinde “Türkiye laiktir laik kalacak” diyor. Türk Bayrakları ile ve Atatürk’ün fotoğrafları ile gösterilerde bulunuyorlar. Elbette gösteride bulunmak herkesin hakkıdır. Ama benim korkum, endişem; buna karşı reaksiyonların olması, husumetlerin meydana gelmesi ve ülkenin ciddi bir kutuplaşmaya ve kardeş kavgasına sürüklenmesidir. Ve bunun sorumlusu da bu iktidardır. Çünkü bu iktidar acizdir, beceriksizdir ve de korkaktır. Bunlar sayesinde siyaset, ibadet olan siyaset buharlaşmış, uçmuş; çözüm yeri olan siyaset musibet, bela ve telaş yeri olmuştur.
Mevcut Anayasa’ya göre, zayıf bir ekseriyetle de olsa, aklı çalışan bir parti, akıl nimetine sahip olan bir lider ve ekibi istediği zatı cumhurbaşkanı seçebilir. Çok kolaylaştırılmıştır. Birinci celsede 367’yi bulabilirseniz seçersiniz, bulamıyorsanız küçük bir ekseriyetlerle dördüncü turda seçersiniz. Daha önceki adamlarda bunu yaptı. Özal, Demirel, Sezer hep böyle seçildi. Sezer, üç parçalı bir koalisyon hükümeti olmasına rağmen seçilebildi. Neden? Uzlaşma.
Uzlaşma cahil bir insan için, yetersiz bir insan için, kompleksleri olan bir insan için tabanına gövde gösterisi yapan ve ancak bu sayede o kalabalığı tutmayı marifet sayan bir başbakan için ve ekibi için mümkün olan bir iş değildir. Çünkü liderin seviyesi belli, çapı belli! Bu ekibin bazı adamları Türk siyaseti üzerine düşmüş kara lekedir.
…
“MİLLET AYILDI, İMAM BAYILDI” YANLIŞI
“Millet ayıldı” diyorsun, hayrola. Biz yıllardan beri “MİLLETİM UYAN” diyoruz.
Ne yani, şimdi şu laf mı? “Millet ayıldı, imam bayıldı.” Böyle lüzumsuz klişelere gerek var mı? İmamlık muhterem bir mevkii. Sen de öleceksin ve imam sana musalla taşında telkin edecek, namazını kıldıracak, son sözü o söyleyecek. İnsan bir düşünür; bunlardan kim inciniyor, kim kırılıyor diye... Tayip beyle varsa bir alıp veremediğin adam gibi konuş. Neresi imam bu adamın? Bu adam hayatında imamlık yapmamış bir topçu, başka bir şeyi yok ki!..
…
Umarım ki yapılacak mitinglerde bu ölçülere, bu hassasiyetlere bu mitingleri düzenleyenler riayet ederler. Bunun sonuçları bir gerilim meydana getirir, endişemiz budur. Ve bu mücadele ettiklerini sandıkları AKP’nin işine yarar. Bu iktidar propagandasına zemin olur. Ne demekteler? “Ne yapalım kardeşim ya… Müslüman, dinine saygılı bir başbakan, bir cumhurbaşkanı seçtirmediler. Askeri bir taraftan, hâkimleri bir taraftan, alim geçinen YÖK’ler bir taraftan rahat ettirmediler.”…
DİN SÖMÜRÜSÜ YAPAN BİR İKTİDAR İSTEMİYORUZ
Bu gerginliği tırmandıracak, insanların kafasını karıştıracak bir söylemdir. Ama inanıyorum ki bu söylemi boşa çıkarmak gereği vardır ve boşa çıkacaktır. Çünkü iyi anlatılırsa Türk halkı Türk insanı ariftir, idrak sahibidir. Ham sofu, ham softa, karanlık ve kaba yobaz değildir! Olamaz, olmamıştır! Son derece olgun, kibar, müsamahalı bir halk vardır; bunun incitilmemesi lazım. Yani milletin savunulması lazım, yani bu milletin dini hassasiyetlerine, milli hassasiyetlerine herkesin saygılı olmak mecburiyeti var. Gerçekten din sömürücüsü, din tüccarı durumunda olan bu partinin Türkiye’nin başından defolup gitmesi lazım.
Ama laik veya sol arkadaşlarımız lütfen çamı çardağı berbat etmesinler, işleri ağızlarına yüzlerine bulaştırmasınlar, husumet meydana getirmesinler; bu adamlara mazeret vermesinler.
…
Siyaset çözüm bulma sanatıdır, siyaset mümkünü yapma sanatıdır. İşte Türkiye tablosu bu. Bu tablo içerisinde hareket edeceksiniz! İşte Anayasa, arkasında yüzde doksan iki halkoyu olan bir mutabakat var. Sen bu anayasaya göre… Anayasa sana imkân veriyor, yasama, yürütme. Bunlarla yapılır hükümet. Yasama, yürütme… Yargıya dokunmayacaksın! Türkiye’de yargı bağımsızlığı hani? Değerli kardeşlerim, yargının bağımsızlığı yok ve Millet Partisi Programında yargının bağımsızlığının mutlak sağlanması var. Yargının eline özel adliye polisi verilecektir.