FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 

 

TARİHİ MİSYON VE KÜRESEL LİDERLİK

TÜRKİYE'NİN İÇİNDE BULUNDUĞU TARİHSEL DURUM
Türkiye, beşbin yıllık şerefli bir tarihe sahip Türk kavimlerinin Ortadoğu,Güneydoğu Avrupa'ya uzanan çok önemli bir
bölümün yerleştiği coğrafyanın adıdır.Ve bu yerleşme alanı ve milletin tarih macerası,Türkiye'nin misyonunu,artılarını
eksilerini çok önemli ölçüde belirlemektedir.
TARİHİ MİSYON
Türkiye'nin bugün karşılaştığı problemlerin kötüleştirici etkisini arttıran dış faktörler;iç faktörler kadar,bazen hatta
daha fazla önemli bir role sahip olmuşlardır.Türk Milleti tarihi misyonu sebebi ile,yeryüzünde adaleti ve hürriyeti sağ
lamayı hedef alan bir millet olmuş,yeryüzünde mazlumların sığınağı ve koruyucusu olmuştur.Bu durum tarih boyunca
Türk'leri emperyalist toplumlarla karşı karşıya getirmiştir.Çok eski çağlarda Çin,Bizans ve İran, Türk İmparatorluk ve
devletlerinin düşmanı hatta yok edicisi olmuştur.Kore'den Orta Avrupa içlerine kadar uzanan bu alan tarihi Türk İm
paratorluklarının tarihi hakimiyet sahasını göstermektedir.Büyük Hun İmparatorluğu,Göktürk İmparatorluğu'nun sınır
ları Türk Milleti'nin tarihi emperyal görev alanını göstermektedir.Daha sonra bu alanda kurulmuş Batı Hun İmparator
luğu,Büyük Selçuklu İmparatorluğu,Timur ve Osmanlı İmparatorluğu tarihi görev alanında kurulan başka emperyal
örneklerdir.Bumin Kağan'dan Bilge Kağan'a ,Tuğrul Bey'den Kanuni'ye ve Mustafa Kemal Atatürk'e Türk Devletleri'
nin bütün dönemlerinde aynı evrensel ideal Türk Milleti'ne yol göstermiştir diyebiliriz.
DOSTLARIMIZ DÜŞMANLARIMIZ
Yeryüzü mazlumlarını ve adaleti savunmak görevi,ilkeli,insancıl bir davranıştır.Ama her dönemde yeryüzünün emper
yalist güçleri ile karşı karşıya gelmek anlamını taşımaktadır.Sonuç olarak Türkiye'yi yönetenler kendilerini hem tarihi
hem de aktüel emperyalist güçlerle çatışma halinde bulacaklardır.Elbette Türk Milleti kendini tarih boyunca emperya
list kin ve menfaatlerin karşısında bulmuştur.Bu türk Milleti'ne engeller hazırlamıştır ama,milletlerin derin şükran ve
bağlılık hislerini de bugünlere kadar getirmiştir.Ancak Türk Milleti'nin bu sevgi,dostluk potansiyeline gönül gözü ile ba
kacak göz ve idrak edecek akıl lazımdır.
İçinde yaşadığımız coğrafyanın son derece çetin olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.Tarih boyunca Anadolu Yarım
adasının ancak emperyal güçler tarafından birlik ve bütünlük içinde yönetildiğini görüyoruz.Anadolu, üç kıtanın kilit
taşı olarak emparyal bir gücün merkezi olmak avantajına da,üç kıtada oluşan emperyal baskıların yıpratıcı ve bazen
parçalayıcı etkilerine de maruzdur Bu bozucu,yıpratıcı ve parçalayacı etki ile devlet ve millet olarak sürekli karşılaştık
Bu yüzden Türkiye'nin çok güçlü bir güvenlik şemsiyesine sahip olması şarttır.Ve bunun sınırları, kabul edilsin veya
edilmesin Ortadoğu'nun stratejik savunma hatlarından geriye çekilemez.Bu mütaalaların ışığında Türkiye'nin stratejik
savunma alanı Kafkasya,Basra Körfezi,Suriye,Kıbrıs,Ege,Tuna'ya kadar Balkanlar'ı kapsar.

 
 
 
Millet Partisi 2006• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali