Bunlar, çapı, önemi, hedefleri ve gerekleri itibariyle millet ve devlet hayatı bakımından fevkalade önemlidir. İktidar da muhalefet de bu açıklamanın önemini kavramalıdır. Devlet yapılanması içinde son derece önemli sayılması gereken bir kurum, hatalarını, yanılgılarını ortaya koyuyor, mazeretlerini sıralıyor ve devlet ve milleti bekleyen tehlikeler ve tehditlerden bahsediyor! Bu doğrudan milleti ve devleti ilgilendiren bir mesele olarak algılanmalı bir parti olayı olarak algılanmamalıdır!
İKTİDAR BU HEDEFLERİN NERESİNDE?
Bir süre önce AKP iktidarı ile ne yazık ki mesafeli, hatta soğuk bir durumda bulunan ve sürekli halka şikayet edilip durulan kurumlar “ulus devlet kavramını”, Türkiye devlet ve millet hayatı için hayati ve vazgeçilmez saymışlar ve sonunda AKP ile anlaşamamışlardır! Şimdi AKP’nin Sayın Lideri, ulus devletlerin çok ciddi imtihandan geçeceği, milli egemenliklerin kaybolma tehlikesinin var olduğu, bir çok milletin tarihin aktörü olmaktan çıkarak etnografik bir malzemeye dönüşeceği ön görülen bu MİT açıklamasıyla da ön görülmüş olan tehlikeleri ortadan kaldıracak çapta siyaset yapılanmasının öneminin, ciddiyetinin ve gereğinin farkında mı acaba? Ne yazık ki böyle bir emare görülmüyor!
KUSURSUZ DIŞ POLİTİKA BU MU?
Bu iktidarın kusursuz bir dış politika uyguladığını kimse söyleyemez. İşte Kıbrıs politikası: Hani “yes be annem” diye Kıbrıs’ta insanları kandırmaya çalışan, gavur parasıyla oy çalmaya kalkanlar… Şu Lokmacı köprüsü zavallılığına bakınız! Sayın Talat ve Gül, Türk tarafında yıkım yapıyorlar, karşılığında Rumlar da alkışlayacak ve anlayış gösterecekler! Aksine Rum liderliği kendi kendine gelin güvey olan Talat’ı ve arkasından tıpış tıpış giden Gül’ü alaya aldılar! (2)
BORÇ BATAĞINDA BİR HARAÇ MEZAT EKONOMİSİ
Gelelim güçlü ekonomiye, Türkiye ekonomisini borca batak hale getirip, borcu borçla kapatan ve hangi şartlarla alındığı bilinmeyen haksız ve manasız borçların faizlerini ödemeğe mahkum, sağmal koyun haline getirerek, ekonomiyi kıpırdayamaz hale getirenler mi güçlü ekonomiden bahsedebilecek?
Caydırıcı bir askeri güçten bahsetmeğe gerek var mı? İktidarın tepesinde boza pişiren AB Komiserleri Silahlı Kuvvetler’in etkinliğini azaltma talimatı yağdırırken(3) nasıl caydırıcı bir askeri gücü iktidar ağzına alamaya cesaret edebilir? Ancak bazı selefleri gibi yapar, meydanlarda gürler, parlar. ABD’ye de AB’ye de ver yansın eder sonra… Sonrası kolay! Seçim senesi, ‘iç kamuoyu için’ yani ‘seçim kazanmak için siyaseten söylenmiş sözler’ diye gerekli yerlere haber uçurulur?Sayın Başbakan ve arkadaşları etraflarına bir baksınlar… Vicdanları sızlamayacak ve yüzleri kızarmayacak mıdır? Bir muhafazakar insanın, bir haysiyetli insanın yüzünü kızartacak çaresizliklerin, ahlaksızlıkların cirit attığını görmüyor musunuz?! Eğitim sistemine havale edilmiş milyonlarca çocuk, sokak çetelerin tasallutu altında değil mi? Uyuşturucu kullanma belası ilkokul seviyesine indi! Uyuşturucu, alkol iptilası sizin döneminizde dizgin tutmaz oldu! AB siyasetiniz iflas etti, Kerkük’ü hatırlayıverdiniz, Irak’a müdahaleden bahsediyorsunuz! Condy’ye cevap veriyorsanız, o zaten Amerikan senatosunda sorgulanıyor, bırakın Condy’nin “Abdül”ü cevap versin(4). Irak temsilcisine cevap vermeye hiç değmez. Bırakın muhatabı durumundaki temsilcileriniz cevap versin!
Bitirirken bir hatırlatma daha: Muhalefeti tenkit ediyorsunuz ve size karşı seviyesi uygun olmayan bir stil kullandığı için eleştiriyorsunuz! Size karşı tuzak kurduklarından bahsediyorsunuz ve Sayın Bahçeli’yi sığlıkla itham ediyorsunuz! Bayram kutlama mesajlarını içinize nasıl sindiriyorsunuz! Diyelim ki Sayın Bahçeli kariyer yapmış bir şahıs! Sizin neyiniz var, siz Türkçe bilmiyorsunuz, konuştuklarınızın da ne manaya geldiğini bilmiyorsunuz; söylediklerinizin ağır faturasının ne olduğu size hatırlatılırsa ne yapacaksınız? Mesela şu misali verse, isterseniz biz verelim misali:
ÜLKESİNİ TERÖR ÜLKESİ İLAN EDEN BAŞBAKAN!?
Bu gelişmeler karşısında Sayın Başbakanın tepkisi ve verdiği cevaplar öylesine tehlikeli ki… Ve seviyesi ise çok yüksek değil! Üzücü! Eminiz kendisi de üzülecektir!
Canlı yayında soruları yanıtlayan Başbakan Erdoğan ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Halilzad’ın “Kerkük Irak’ın içişleri. Yabancı güçler karışmasın” açıklamasına sert tepki gösterdi. Erdoğan Kerkük’te geleceğin çok büyük tehlikelere gebe olduğunu ifade etti.
Başbakan terörle mücadele konusunda ABD yönetiminin artık somut adımlar atması beklentisinde olduğunu da dile getirerek, “Görelim bakalım ne kadar samimisiniz? Sabrımızın da bir limiti var” dedi.
Sayın Başbakan lütfen “TÜRKİYE TERÖR ÜLKESİ OLMAKTAN ÇIKACAKTIR!” SÖZÜNÜ BİR DAHA SÖYLEMEYİN, DÜZELTİN! “MANTIK BOZUKLUĞU VE DİL SÜRÇMESİ” DEYİN VE “TÜRKİYE TERÖR ÜLKESİ OLARAK” SÖZÜNÜ BİR DAHA AĞZINIZA ALMAYIN! KÖTÜLEMEYİN ÜLKENİZİ!
Bu sözlerin ne manaya geldiğini Başbakan bilmiyor mu? Bilmiyorsa orada işi ne demezler mi? Bunlar, aynen ve dakikası dakikasına sayın Başbakanın sözleri… Bir başbakan kendi ülkesini “TERÖR ÜLKESİ” OLARAK İLAN EDEMEZ! Bundan daha büyük kabahat düşünülemez!...
Ayrıca muhalefeti tuzak hazırlamakla suçlayan Erdoğan şu değerlendirmeyi yaptı: “Kendilerine göre tuzak hazırlıyorlar. Tayyip Erdoğan bu tuzağa düşmez. Nisan 2007’ye kadar AKP’nin adayının adını duyamayacaklar. Bunların çılgınlığı buradan geliyor. Adayları varsa buyursun açıklasınlar. Ona mani hal yok. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış. Bunların yaptığı bu. Anayasaya zerre kadar saygısı olmayan Sayın Baykal’dır. Öyle olsa parlamentoya saygı duyar.”
Erdoğan, partisinin bayrak temalı bayram ve yılbaşı afişlerini eleştiren muhalefet liderlerine de sert tepki göstererek: “Birinci derecede kimin şöyle bir istirahate ihtiyacı olduğu, kurban bayramını bilememekten ortaya çıkıyor. Sayın Bahçeli’yi bu konuda hiç
muhatap almam 3.5 yılını gördük. Slogan diline sahiptir, derinliği olan birisi değildir.” dedi.
Fikirlerinin eğriliği doğruluğu bir tarafa, bu üslup Sayın Başbakana, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na yakışmıyor! Öyle değil mi? Türk Milleti böyle bir başbakan üslubuna alışık değil, layık değil! Bunu bu millet hak etmiyor!
1- MİT Basın Açıklaması/ 05 Ocak 2007)
2- Radikal/ 09 0cak 2007
3- Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sayın Yaşar BÜYÜKANIT'ın Harp Akademileri Komutanlığı 2006-2007 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Konuşması/ 02 Ekim 2006
4- ABD’de Demokrat Parti’nin kontrolüne geçen Kongre, Başkan Bush yönetimini Irak konusunda sıkıştırmaya başladı. Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Temsilciler Meclisi Uluslararası İlişkiler Komitesi’nde, Savunma Bakanı Robert Gates de, Silahlı Hizmetler Komitesi’nde düzenlenen oturumlarda Irak’a ilişkin ifade verdi. İki bakan da, en kötü durumda gerçekleşebilecek bölgesel felaket senaryolarını anlattı. Rice, ABD’nin başarısızlığı halinde Kürtlerin dağılmakta olan birleşik bir Irak’ta yer almama yönünde karar vermek zorunda kalacağını ve bunun da Türkiye ile probleme yol açacağını söyledi.
Bakan Rice, İran’ın da büyük bölgesel etki sahibi olacağını ve Irak’ın güneyinde istediğini yapacağını belirtti. Rice, ABD Irak’ı işgal ettiğinde, Türk-Kürt ve İran-Güney Irak dinamiklerinden dolayı Irak’ın toprak bütünlüğü ve birliğinin korunmasına karar verildiğini anlattı(NTV-MSNBC/12 Ocak 2007)
|