FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
.......................................sayfaya dön 09-11-2007


BAŞ ÖRTÜSÜ ILIMLI İSLAM’IN GÖSTERGESİ Mİ?

Bir süreden beri yayınlanan ve Türk Milleti’nin her geçen gün daha muhafazakar olduğunu ortaya koyan bazı kamuoyu araştırmaları ve bu araştırmalar hakkında yapılan yorumlar ve yayınlar korku ve endişe dalgasının yayılmasına sebep olmakta… Korku ve endişe şu: Acaba sorusu? Hemen söyleyelim, böyle bir korkunun evham olduğunu söyleyip geçmek ise hem sorumsuzluk hem de ciddiyetsizliktir! Türkiye iktidarıyla muhalefetiyle böyle bir tehlike veya tehdidin olup olmadığını ve varsa bu tehdidin derecesini tartışmak ve tedbirlerini de ortaya koymak mecburiyetindedir! İktidarıyla, muhalefetiyle bu görev yerine getirilmiyorsa toplum olarak siyaset görevini yerine getirmiyor demektir.

Başlarını Örten Hanımların Çoğalması Ve İbadetlere Devamdaki Artış Müslüman İşadamlarının Güçlenmesi Tehlikeli midir?

Bu korkunun da boşuna olduğunu göstermek için görev gene bu iktidara düşmektedir! Bütün iktidarlardan farklı olarak, ülkenin bir Ilımlı İslam modeline doğru sürüklenmediğini laf kalabalığına getirmeden, kavga ve gürültü çıkarmadan, Sayın Başbakan “ben değiştim” diyerek, daha düne kadar dizinin dibinden ayrılmadığı ve yakını olduğu bir liderin; onun devraldığı ve geliştirdiği dini hassasiyetleri yüksek bir topluluğu, siyasal arenada kullanmakta olduğu insan potansiyelinin, dini hassasiyetlerinin yok olduğunu söylemek, her şeyden önce bu kitleye hakaret olur! Kayseri ve benzeri şehir ve bölgelerimizde son 30-40 seneye sığan hızlı sanayileşme ve zenginleşme olayı çok yanlış olarak yorumlanmıştır! Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş hedeflerinden biri olduğunu çok iyi bildiğimiz yerli müteşebbis yetiştirmek hedefi geçmiş bütün iktidarların da şeref payını daima belirterek söylemeliyiz ki Türkiye Cumhuriyeti’nin başarısıdır!

Yıllar boyu süren ve çoğu vatan topraklarının ve üzerinde yaşayan teba ile birlikte nüfusun kaybolduğu ve milyonları aşan şehit ve gazileriyle, harap ve yoksul bir milletin yaralarının nasıl sarıldığını, sıkıntıların nasıl aşıldığını gösteren bir tablodur bugün karşılaştığımız zenginlik tablosu! Peki bu zenginleşen insan kadrosunu nasıl izah edeceğiz? Müslümanların Zenginleşmesi Vahşi Kapitalizm Mi Oluyor? Şimdi ayağı Türkiye’de bulunan bir ticaret ve sanayi erbabı var, hamdolsun ki bu insan kitlesi Türk toplumunda dini ve milli değerlerinden fedakarlık etmeden, aksine onlara bağlı kalarak fakirliğin fasit dairesini kırabilmiştir ve dünya nimetlerine kavuşabilmiştir!

Bu gelişme Batı klasik iktisadının şablonlarını ve teorilerini sarsmaktadır! Zenginliğin ancak bir sömürü sayesinde gerçekleşebileceğine ve adil bir değiş tokuşa inanmayan Batı nazariyelerine göre bir zenginliğin oluşması için bir sömürü mekanizmasının çalışması gerekir!
Faizi ve ihtikarı men eden dini görüşlerin ve değerlerin hakim olduğu toplumlarda gelişme olmaz, zenginleşme ve gelişme ancak faiz gibi kapitalizmin araç ve ölçülerini kabullenmiş bir tüccar zümresiyle gerçekleşebilir diyen Batı nazariyelerine iman etmiş olanlar, Türkiye’nin yeni iş adamları kadrosunu zenginleşme için bütün dini ve ahlaki kayıtları inkar etmiş zümreler aramaktadırlar! Kaçınılmaz olarak da ticari ve sınai hayatta İslam’ın sözde kısıtlayıcı değerlerini faiz yasağı ihtikar, insafsız ve adaletsiz bir kazanç hırsı gibi ihtirasları meşru gören ve teşvik eden dini reformotörleri de aramaktalar!
Yani Müslümanlar zengin oluyorsa eğer dinlerini eski kalıp ve alışkanlıklarını da değiştirmiş olmalıdırlar vehmi ne kadar hakikat?
Türkiye GOP Projesinin Neresinde? Daha vahimi ABD’nin oluşturduğu bir GOP projesini bilmeyen işitmeyen kalmadı! Bu Bush projesine göre İslam dünyası yani Ortadoğu, yani Osmanlı imparatorluğunun tarihte ulaşabildiği en geniş sınırlar içinde yaşayan 30 aşkın ülkenin, devletin sınırları, yönetimleri, anlayışları değiştirilecek! Danışarak, demokrasi ve barış içinde değil… Ve son yayınladıkları müzakere ettikleri haritalara göre de ülkeler bölünecek… Acaba müttefikimiz ABD bu projenin uygulanmasında nerede, ne safhada? Böyle bir projenin uygulanmasında “Eş Başkan” sıfatıyla görev almış bulunan Türkiye’nin başbakanı bu sıfatla Türkiye’nin Ilımlı İslam modeline uygun bir evrimleşme içine düşürülmediğini inandırıcı bir biçimde ispatlamak mevkiindedir!
İktidar bu ispat yükünden kurtulamaz! İktidara Büyük Sorumluluk Düşüyor!

Cumhurbaşkanından başbakanına ve bu iktidarın tüm mensupları başta olmak üzere
bütün inanan Müslümanlara ve hanımlara da bir görev düşmektedir!

Bu görev de şudur: Ülkenin birliği, huzuru için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının “başlarını örtebilme hürriyeti”nin “başını açma hürriyetinin” de varlık sebebi, gereği, şartı ve tabii sonucu olduğunu göstermenin görevimiz olduğunu göstermeliyiz!

Bu ödevi sevgi ve saygı içinde yapabildiğimiz takdirde Türkiye gerçekten büyüyecek ve kazanacaktır!

Umarız bunu yapabilirsiniz! Biz bu büyük yücelişi gerçekleştirmek için attığınız her adımda yanınızda olacağız!

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali