FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
..............................sayfaya dön

ALAVERE DALAVERE TÜRK-KÜRT MEHMET SAVAŞA…
Bu düşüncelerin hiçbir tutarlı tarafı yoktur! Ve gerçeklere de uygun değildir! Ama Ortadoğu’da bir seri ihtilal ve kargaşayı, sınır değişmelerini ön gören ve Batı’nın insani menfaatlerine de aykırı bulunan bir takım hayali ve emperyalist projelere uygundur! Bu projelerin de esası Batı emperyalist odaklarının, yüzyıllardan beri uyguladığı böl ve yönet prensibine dayanmaktadır! Moritanya adalarından Filipinler’e kadar çoğunluğu Türk ve Müslüman ülkelerin coğrafyasında tasarlanan iç savaş, kargaşa ve ihtilalde sayıca çok az ABD VE İNGİLİZ ASKERİ KULLANILACAK, ama birleri ile iyi geçinmeleri gerekli ve çoğu zamanda iyi geçinmiş halklar bir birini kıracaktır! Bu kanlı savaş oyununda TUTUŞTURULACAK PAÇAVRA OLARAK kullanılacak unsurlardan biriside Kürt kökenli ve ekseriyeti Müslüman ve yüzyıllardan beride Türk kardeşleri ile birlikte yaşadıklarını dünyaya göstermiş Kürtlerin kavgaya sürüklenmesidir!

HESAP SORACAĞIZ!
Bu oyuna gelmekten şiddetle sakınmamız gerekiyor! Ve iktidarın bu oyunu görmek ve önlemek mecburiyetini anlamak ve ona göre davranmak gereğini, daha çok geçmeden anlaması gerekiyor! Şunu herkes iyi bilmeli, şehitlerimizin tükenmeyecek acısının hesabının sorulması sadece siyasi bedel ödemekten ibaret görülemez. Bu hesabı iktidardan ve muhalefetten tahsil etmek milletin kararı olmalıdır!
ŞEHİTLERİN HESABINI İKTİDARDAN SOR!
Peki Türkiye’nin önüne bir süreden beri yüreğini yakan, için burkan ve Kuzey Irak’tan gelen hainane saldırı ve tuzaklara ne diyeceğiz? Elbette çok şey söyleyeceğiz ve yapacağız! Çünkü hiçbir ülkenin kendisine yönelen tehdit ve saldırıları sineye çekme, görmezden gelme lüksü yoktur! Nereden ve kimden gelirse gelsin Türkiye’ye yönelmiş tehdit ve saldırılar karşısında Türkiye’yi yönetenlerin ve Türk Milleti’nin susma, bekleyip seyretme hakkı yoktur!
Şimdi bir daha düşünelim! Nisan ayından itibaren, şehit cenazeleri ve kayıplarımızla Türkiye’nin can yakan, bir numaralı meselesi olduğu apaçık ortaya çıkmış bulunan, bölücü terör karşısında herkes içerde ve dışarıda bütün akıl sahibi canlıların düşünmesi, bir kere daha düşünmesi gerekiyor!
Türkiye’ye yönelen bölücü terörün, Kuzey Irak’ta yuvalandığı ve Kuzey Irak fiili yönetimince desteklendiği, korunduğu açıktır! Bu durumda terörün Türkiye’nin pek çok yerinde giriştiği terörist eylemelerin, para, silah, kültür kaynaklarını kurutmak mecburiyeti vardır! Bu konuda ABD, AB ve dış dünyanın, Türkiye’nin maruz kaldığı bölücü terör karşısında, Türkiye’nin yürüttüğü ve yürütmeğe mecbur kaldığı mücadeleyi destekleme mecburiyeti de bulunmaktadır! Her ne kadar bu konuda anlayış, tutum ve davranış ve menfaat farkları mevcut olması bu gereği değiştiremez! Tekrar edelim, Türkiye’ye yönelmiş bu bölücü terör tehdidi ve saldırısı karşısında, ABD’nin, AB’nin ve başka ülkelerin Türkiye’yi destekleme mecburiyetleri de bulunmaktadır! Türkiye’nin maruz kaldığı terörist tehdidi ve saldırıyı doğru algılamak ve bölücü tehdit ve saldırılarını bertaraf etmek amacıyla politika oluşturmak ve devletin bütün imkanlarıyla bu tehdidi bertaraf etme mecburiyetinin iktidarın temel vazifesi ve varlık sebebi olduğunu hiç unutmamak gerekiyor!!
Genelkurmay Başkanlığı’nın son açıklamasını doğru değerlendirmek gerekiyor! Türkiye’nin toprak bütünlüğü ve Lozan’dan itibaren hanesine yazdığı birikimleri ve siyasal ve sosyal uzlaşmaları (devletin üniter ve laik yapısının korunması gibi hassasiyetleri) ABD ve AB’den kaynaklanan telkin ve baskıların törpülemek hatta bertaraf etmek yolunda olduğu açıktır! Ancak bu milli değer ve kazanımların maruz kaldığı tehdit ve tehlikenin iktidar ve bir kısım aydınlar ve bazı mihraklar farkında değildir! Ve Türkiye’nin terör başta olmak üzere karşı karşıya problemlerini aşmada ve çözmede en büyük zaafı bu iktidar olmaktadır.
Türkiye bu zaaflarından sıyrılmak mecburiyetindedir!
Terör 11 Eylül’de görüldüğü gibi küresel bir tehdittir. Türkiye’nin maruz kaldığı bölücü terör bu küresel kaynakları kullanmaktadır! İktidar bölücü terörü ortadan kaldıracak bir terörle mücadele ve Irak siyaseti oluşturmak ve devletin tüm kurumlarının birikim, imkan ve kabiliyetlerini kullanarak başarı kazanmak, terörü tepelemek, Türkiye’nin güvenliğini tesis etmek mecburiyetindedir!
Daha da açalım: Asker senden bölücü terörün tepelenmesi için hini hacette kullanacağı Kuzey Irak’a müdahale halinde Kuzey Irak’ta karşılaşması mümkün ABD askeri, Peşmerge dahil kuvvet kullanmaya ilişkin talimatı istemiştir. Yapılması mümkün kuvvet kullanma eyleminin milli ve milletlerarası hakka göre meşru sayılması ve başarılması gereken işlemler hala yapılmamıştır! TBMM’nin kuvvet kullanmaya ilişkin kararı alınmamıştır! Baskın seçime kilitlenmiş TBMM’nin acil bir kuvvet kullanma işi için toplanması gerekir, ama o idrak, izan ve insaf bu iktidarda yok!
Böylesine sorumsuz bir iktidarın Türkiye’ye büyük zararlar vermeden çekilmesi gerekir! Ancak siyasetin bu sorumluluğu seçime kilitlenmiş, koltuk sevdası için bir birinin gözünü oymaktan çekinmez, tüm uzlaşma ve bütünleşme çabalarını küçük hesaplar sonucu berhava etmekte bulunan bu günkü siyaset aktörleri ile de bu probleme AKP iktidarının, ve AKP iktidarının varlık sebebi CHP muhalefetinin çözüm getirmeyeceği açıkça ortaya çıkmış bulunuyor! Öyle görünüyor ki siyaset bu seçim öncesinde ve seçimde, Türkiye siyasetinin aktörleri “Milli, Demokrat ve Çağdaş Partiler Platformu” çağrısında belirttiğimiz arınmayı gerçekleştirmek üzere, yetersiz ve zararlı siyasi eğilimleri, ve partileri tasfiye edecektir! Zaten tasfiye etmeye başlamıştır! Siyaset; idealizmini, (ülkücülüğünü), aklını, sağduyusunu, toleransını bu sefer saf dışı etmiş görünüyor! Ama bir kenara itilen bu değerler siyasetimizin başına taç olmak için gelecek, gelmeli… Ama bu geliş için her şeyin apaçık ortaya çıkması, putların devrilmesi gerekiyor!
Şimdi iktidarın o makamı yan gelip yatma yeri değil, iktidara hakkını vermek ve sorumluluğu yiğitçe üstlenmek yeri olduğunu bilmesi gerekiyor! Şehit emanetlerini korumak üzere, askeri külhanbeyi durumuna düşürmemek, haklı bir askeri harekat yapabilmesi için gerekli diplomatik, siyasi, hukuki çalışmaları yapması gerekiyor! İktidarın vazifesi ne askere selam durmak, ne tahrik etmektir! Milletin başına musallat olan terörü yok etmek, terörle mücadelenin hukukunu, diplomasisini, ekonomisini kurmak gerekiyor! Çünkü oturduğunuz o koltuklar bu iş için var! Oralar yan gelip yatma yeri değil, iktidar olmanın gereğini yerine getirme yeri!..
Milletçe bekliyoruz, bekleyeceğiz ve şehitlerimizin hesabını soracağız!..

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali