FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
..............................sayfaya dön

GELİN! CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ İLE BİRLİK, BARIŞ, KARDEŞLİK, GÜVEN VE HAYIR
YOLUNU AÇALIM!..

Türkiye bir süreden beri cumhurbaşkanlığı seçimini konuşuyor. Her ne kadar cumhurbaşkanlığı seçimi konusu çok öncelerden başlatılmış ise de cumhurbaşkanlığının süresinin dolmasına sayılı günlerin kaldığı bu günlerde neden cumhurbaşkanlığı tartışılıyor diye sormanın anlamı yok.Cumhurbaşkanlığı seçim takvimi Anayasa’ya uygun olarak Sayın Meclis Başkanı tarafından açıklandı.Bu takvim işlemeye başladı. Ancak sayıca önemli bir vatandaş topluluğunun AKP’nin bir cumhurbaşkanı seçmesi, özellikle Sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi konusunda ciddi kaygıları var.
Bu kaygılarını, seçimlere çok az bir zaman kala yaptıkları mitingle dile getirdiler. Cumhurbaşkanlığı gibi yetkileri hiç de azımsanmayacak bir makama uygun bir adayın bulunması siyaset bakımından fevkalade önemlidir.

CUMHURBAŞKANLIĞI’NIN YETKİLERİ OLAĞANÜSTÜDÜR!..
Cumhurbaşkanının yetkilerini kısaca hatırlamakta fayda var: Cumhurbaşkanı yasamayla, yani kanun yapımıyla ilgili olarak, gerekli gördüğünde TBMM’ni her an toplantıya çağırabilir. Kanunları yayınlamak, anayasa değişikliğine ilişkin kanunları halk oyuna sunmak, kanunların anayasaya aykırılığı sebebiyle Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açmak, TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar vermek, milletlerarası anlaşmalara onay vermek ve yayınlamak, TBMM adına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanlığı’nı temsil etmek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek, Genelkurmay Başkanı’nı atamak, başkanlığında toplanan bakanlar kurulu kararlarıyla sıkı yönetim veya olağanüstü hal ilan etmek ve kanun gücünde kararname çıkarmak...CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI HALKIN TİRANI MI?
Böylesine geniş yetkilerle donatılmış, adeta rejimin emniyet supapı ve direksiyonu elinde bulunduracak bir makamı dolduracak kişinin görevlerinin çok ağır olduğu, adeta halk diktatörü seçildiği apaçıktır. Şüphesiz ki bu da Evren Anayasası’nın garabetlerindendir. Böylesine bol kepçeden verilmiş yetkilerin parlamenter demokrasiyle bağdaştırılması çok zordur. Bu tür yetkiler olsa olsa yarı-başkanlık sisteminde görülebilir…
SORUMSUZ AMA YETKİLİ OLMAK DEMOKRATİK DEĞİL?
Talihin garip cilvesine bakınız ki, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesi, üniversite ve yüksek okul rektörleri ve yargının temsilcileri, partiler arasında birinci sırayı işgal eden ama seçmen topluluğunun çeyreği ağırlığında bile desteği bulunmayan bir parti yönetimi ile ülkenin en önemli meselelerinde takip edilecek siyaset konusunda büyük bir uzlaşmazlık halindedirler.

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali