FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
........................................sayfaya dön 13-01-2008

Diyarbakır Katliamı Üzerine
TÜRKİYE’NİN TERÖRLE MÜCADELE POGRAMI MECLİS’TE TARTIŞILMALI.
TBMM Üyelerini Diyarbakır Katliamını Araştırmaya Ve Meclis Kararı Almaya Çağırıyoruz!

Bir süre önce Diyarbakır ilimiz, altı vatandaşımızın vefatı ve 68 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan menfur bir suikaste sahne oldu.
Bu katliamda aramızdan ayrılan şehitlerimize rahmet ve cennet diliyor, kederli ailelerine ve üzüntüye garkolan Türk Milleti’ne baş sağlığı diliyoruz!
Açıkçası her kaza ve sıkıntıdan sonra âdet olan taziyet, birlik, sabır dualarını da yapılabileceğin en asgarisi olarak değerlendiriyoruz ve bu taziyetle olayları geçiştirmeyi ayıp sayıyoruz; şehitlere ve onların hatıralarına saygısızlık olarak görüyoruz!

Taziyede bulunmak ve şehitlerin hatırasına saygı göstermek tüm vatandaşların vatandaşlık görevidir!.. Ancak devlet adamları, hele sorumlu mevkide bulunan kişiler (sivil ve asker ayırmaksızın) taziyetle, teselli ile yetinemezler ve kendilerinden beklenen devlet adamı görevlerini yerine getirmiş olamazlar! Onları bekleyen görev bu tür felaket ve faciaların bir daha oluşmasına imkan vermemek, hastalığın köklerini kurutmaktır!

Diyarbakır Faciasının Arkasında Kimler Var, Ne İstiyorlar?
Büyükanıt Paşa’nın da açıkladığı gibi patlayıcı yüklenmiş bir aracın uygun vasıtalarla patlatılması esasına dayanan bir terörist saldırı gerçekleşiyor! Türkiye şehitler veriyor, 68 vatandaşının yaralandığını duyuyor. Pek çok vatandaşının canının yandığına şahit oluyor! Ve olay çok büyük bir infial doğuruyor! Olayın duyulmasından bir süre sonra da devlet Diyarbakır’da bulunuyor, buluşuyor!
Olayla ilgili iktidar, muhalefet, dıştakiler ve çetelerin sözcüleri olayı kendi açılarından yorumladı. Bunlardan Sayın Başbakan patlamayı, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine yapılan bir saldırı olarak görüyor! Çareyi daha çok demokrasi olarak gösteriyor!..

Sayın Başbakan’ın Sözlerinin Değerlendirilişi…
Söylenen sözler maalesef bildik, doğru, ama ne yazık ki soyut sözlerdir. İçlerinin samimiyetle, özenle doldurulması gerekir!
Aynen “Kürt meselesi” benim meselemdir sözünde olduğu gibi, birilerinin üzerinde çalışıp yaldızladığı içi meçhullerle ve çok defa da emperyalist niyet ve ihanetlerle karıştırılmış yutturmacaları bir topluluğun istismarı amacıyla kullananlara zemin olmuş ve Türkiye’nin birlik dokusunu hasara uğrattığını hatırlamalıyız.
Türkiye’nin bu felaket karşısında ciddi ve doyurucu açıklamalara ve doğru çözümlere ihtiyacı vardır!
Sayın Başbakan nihayet hedefin Türkiye olduğunu anlayabilmiş ama ne kadar geç kalınmıştır?..
Bu atalet, hatta inat sebebiyle vicdanen kendini müsterih sayabilecek midir, sanmıyoruz! Ama bir Müslüman olarak umuyoruz, bir vicdan muhasebesi gelsin artık…
Sonuç olarak; Diyarbakır faciasının 6 şehit ve 68 yaralı ile atlatılmış olmasını, bazen saniye ve dakika farkıyla atlatışımızı ve belki de yüzlerce gencimizin kaybına ağlayacağımız büyük felakete dönüşmeden kıl payı kurtulmayı Allah’ın lütfu sayıyoruz!
Kıl payı kurtulduğumuz bu ilahi lütufla korunduğuna inandığımız bu facianın saniye ve dakika hesabını ileride yapmayı vaat ederek şu temel soruyu tüm Türkiye’nin araması gerektiği inancındayız!

Türkiye’nin Terörle Mücadele Meselesi Meclis’te Tartışılmalı Ve Kararlaştırılmalı.
Cihan çapında güçlü bir silahlı güce sahip Türkiye ile dünyanın süper devleti ABD’nin müşterek düşman ilan ettikleri teröre karşı mücadele, Türkiye’de 1.500, kuzey Irak’ta 3.500 olduğu söylenen pkk terörüne karşı ise bunda bir gariplik yok mudur? Bu inandırıcı mıdır?
Şunu düşünmek mecburiyetindeyiz; aylarca bekleyiş hatta direnişten sonra Türkiye’nin bir terörist saldırı tehdidi altında bulunduğunu, şehitler verdiğini aylar sonra görüp, Meclis’ten TSK’nın yurt dışı harekatı için izin isteyen, onu da sadece pkk terörüne inhisar ettiren ve kuzey Irak’ta askeri bir operasyonu faydalı gören ilan edilmiş anlayışına karşı, ancak sınırlı bir hava harekatı ve bombardımanı yeterli bulan, ve bu operasyonu ABD ile koordinasyon içinde ve ABD istihbaratının öncülüğünde yaptık.
Ama ne pkk terör örgütünün yönetim kadrosunun ele geçirilişine ve ne de yapılan bombardıman eylemlerinden sonra ele geçirilmiş veya pişman olmuş militan unsurların teslim olduklarına dair bir haber henüz alınmış değildir! Diyarbakır bombacısının itirafına bakılırsa, bu Diyarbakır bombacısının eylemi; Türkiye’nin yürüttüğü terörle mücadeleye karşı bir mücadele arzusunu ifade ediyor!..
Eğer böyleyse bu tür facialardan vatandaşlarımızın can ve mallarını koruyacak tedbirler Diyarbakır’da olduğu gibi sadece “Allah esirgesin” duasından mı ibaret!
ABD’nin Irak’ta ve Afganistan’da yürüttüğü terörle mücadele anlayışının yeterli olmadığı görülüyor. Onun için bu mücadelenin temel hedef ve esaslarını Türkiye’nin belirlemesi şarttır!
Derhal Meclis’in, Türkiye’nin terörle mücadele programını ortaya koyması gerekiyor!
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin değerli üyelerini bu hayati göreve çağırıyoruz!
Bu hayati görevi gerçekleştirmeye çağırıyoruz!

 

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali