FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
..............................sayfaya dön

MİLLET’SİZ SEÇİM

Millet’siz adaletsiz ve sorumsuz seçim! Hayır getirmez!
Türkiye’de kırk iki milyonu aşkın seçmen vatandaşımız 22 Temmuz’da sandık başına gidecek(?!), hayırlısı olsun diyelim. Tayip Bey’in delikanlı sözüne kalsa idi, bu seçim 2007 Kasım ayının başında yapılacaktı. Ama Tayip Bey, Sayın Baykal’la bir kayıkçı kavgasına tutuştu ve bir erken seçim çıktı geldi. Tayip Bey yemin billah “seçimler vaktinde yapılacak” diye tepinirken garip bir seçim tarihi çıktı geldi önümüze! Merhametsiz, adaletsiz, hazırlıksız, cumburlop, inadına seçim geldi, çattı. Yüzyılın en sıcak yazının en sıcak gününde Türkiye sokağa çıkmaktan zarar göreceği besbelli genç-yaşlı milyonlarca vatandaşını sandık görevine çağırabiliyor, merhameti Kaf Dağı’nın arkasına atarak, ‘delikanlı sözü’nü çiğneyerek, namus sözü verilmiş bütün vaatler unutularak bir garip seçime gidiyoruz!

AKLA, MERHAMETE VE MİLLİ MENFAATLERE AYKIRI BİR SEÇİM!
Akla, merhamete ters bir erken seçim. Türkiye’nin içinde bulunduğu en büyük mesele terör belası tırmanmışa geçmiş. Ülkenin güvenlik, birlik ve bütünlüğü bakımından atılacak her adımın, ölçülüp biçilerek ve zamanında atılması gerektiği o kadar açık ki. Bu gerçeği sağ duyu ve tarih bilincine sahip bütün vatandaşlar biliyor, ama iktidar ve muhalefetten tık yok! Anlaşılıyor ki akıl almaz korkular ve menfaat hesapları iktidarın başını iyice bunaltmış! Kendi iktidarının sonu ve partisinin yok oluşuna sebep olacak kör bir egoizmle en yakın dostlarını yol ortasında bırakabiliyor! Vefa, sadakat gibi değerler sadece ferdi ahlakın değil, aynı zamanda devlet ahlakının, siyasi ahlakın da temelidir! Bu seçimlerin mantığının bulunmadığını söylüyoruz! Bu seçimler birilerinin özellikle ürettiği korku senaryolarının ne kadar mantıksız ve akıl dışı da olsa uygulanabildiğini, kabul gördüğünü gösteriyor! Ne yazık ki bu komplo senaryoları tutmuş görünüyor!
22 TEMMUZ “AKIL VE SAĞ DUYU” TUTULMASI NASIL GERÇEKLEŞTİ?!
22 Temmuz seçimlerinin tarihini astroloji haritalarına bakarak, kılı kırk yararcasına eski zamanlarda kendilerine kahin veya büyücü denilen astrologlar tayin etmedi, ama sorumsuzluk ve egoizm putları tayin etti. İnsanların bu en ilkel hisleri, ihtirasları bakın siyasette nasıl bir akıl, vicdan ve sağ duyu tutulmasını gerçekleştirdi?
Hatırlayalım: 27 Nisan günü Genelkurmay Başkanı sitesinde bir açıklama yayınlar! Bu açıklama heyecana sebep olur! Cuma gecesi yapılmış olan bu açıklama, cumartesi ve pazar tatillerine rast geldiği için borsada etki yapmaz, etkisi siyasi olur!.. Daha sonra artan terör saldırıları ve şehit Mehmetçiklerimizin her geçen gün vatandaşları heyecan ve üzüntüye gark etmesi rahatsızlığı daha da artırır! Artan terör olayları üzerine Genelkurmay Başkanlığı bir basın toplantısı yaparak terörün kaynağının Kuzey Irak’ta bulunduğunu, elde edilen bilgi ve bulgulara dayanarak açıklar! Kağnı ile veya katır sırtında yapılan silah ve ikmal malzemeleri artık motorlu araçlarla yapılır hale gelmiştir! Kuzey Irak rejiminin, Barzani ve Talabani peşmergelerinin eline eski Irak ordusunun silah ve mühimmatı geçmiştir! Irak iç savaşında kullanılan suikast ve terör silahları ve biçimleri Türk askerine karşı uygulanma imkanı bulmaktadır! Bu şartlar altında Kuzey Irak’a bir askeri harekatın düzenlenmesini gerekli görüyoruz! Bu harekatı gerçekleştirme konusunda siyasi iktidardan görev emri bekliyoruz diyerek, siyasi sorumluluğun gereğini beklediklerini göstermiş olur.
SORUMLULUĞUNU İDRAK EDEN İKTİDAR NEREDE?
Şüphesiz ki bu emri verecek makam siyasi iktidardır. Çünkü en azından şehitlerin hesabını verecek makam o makamdır! Bu sorumluluk almak demektir! Türkiye’de siyasetin düştüğü hale bakınız! Size bağlı olan bir makam dünyanın gözü önünde sizden emir beklediğini söylüyor! Ama siz askerinizin sizden istediği görev emrini çıkarmak yerine işi yokuşa sürüyorsunuz! Sizin yerinize ABD Dış İşleri sözcüsü konuşuyor, Condeliza Rice konuşuyor, sizin böyle bir harekata girişmenize karşı olduğunu söylüyor! Siz çiftçiyi azarladığınız gibi, yahut “orası yan gelip yatılacak yer değil” dediğiniz gibi, dostlarımıza iki çift laf söyleyemiyorsunuz! Ama vatandaşlarınızı azarlamak, onlara karşı efelenmek kolayınıza gidiyor! Aynen evde horoz dışarıda gübili gibi. Düşünmüyorsunuz ki siz, bağımsız bir ülkenin başına gelmiş yöneticilersiniz! Türkiye’nin ali menfaatlerini korumak için gerekli hassasiyeti göstermelisiniz! Ama göstermiyorsunuz!
ASKERİN İSTEDİĞİ YETKİYİ VERECEK CESARET VE DİRAYETİN YOK!
Peki askerin istediği yetkiyi şu an verebilir misiniz? Ne mümkün, veremezsiniz. Çünkü Meclis artık tatilde! Verebilecek cesaretiniz var mı, anlayışınız var mı? Bunların hiç biri yok! Diyelim ki Meclis’ten bu yolda bir karar çıkarmış olsaydın, bu yetkiyi her zaman kullanmak imkanına sahip olarak elin güçlenirdi ve hainler de yanlış hesap yapamazlardı, masum kanı akmazdı?
Siz bir başbakansınız, akıl almaz laflar söylüyorsunuz! En ufak bilimsel gerçeklerden de haberiniz yok! Şunu unutmayın ki terör; iç terör, dış terör diye ayrılmaz! Terör küresel hale gelmiştir ve bir süreçtir! Türkiye’ye karşı yönetilen terörün içerde ve dışarıdaki komuta merkezleri, baskı altına alınıp yok edilecek, iç ve dış finansman, insan kaynakları ve etkileri kurutulacaktır! Bu çok yönlü bir çabadır! Bunu siz yöneteceksiniz Sayın Başbakan! Çünkü millet şehitlerinin hesabını, haklarının askıya alınmasının hesabını herkesten soracaktır! Siz böyle bir yetkiyi Meclis’ten çıkarsaydınız, her an kullanabileceğiniz bir üstün güç elinizde olacaktı ve o gücü ve prestiji her an kullanabilecektiniz. Ülkenin dostları sevinecek kötü niyetli olanlar üzülecek, korkacak ve kötü emellerinden vazgeçeceklerdi!

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali