FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
........................................sayfaya dön 13-09-2007

RAMAZAN AYINA KAVUŞMANIZI TEBRİK EDER, RAHMET VE MAĞFİRET DİLERİZ!

Başlangıcı rahmet, ortası mağfiret, sonu ateşten kurtuluş” olduğu Allah’ın sevgili Resulü tarafından müjdelenmiş ramazan ayına kavuşmanız sebebiyle tebrik eder, ayın faziletlerinden yararlanmayı nasip etmesini yüce Allah’tan dileriz!
Bu mübarek aya kavuşmuş olmak inanan için bulunmaz bir nimettir! Çünkü bu ayda şanlı Kur’an indirilmiş ve bu ayda bin aydan daha hayırlı olan bir Kadir gecesi bulunmakta. Onun için haklı olarak Ramazan ayına on bir ayın sultanı denmiştir! Doğrusu tebrikleşmeyi ifade ettiğimiz tarzda yapmaktır! Başka bir hadisi şeriflerinde de Peygamberimiz, ramazan geldi, ramazan gitti” şeklindeki konuşmaları yasaklamış bulunmaktadır! Zira Peygamberimiz efendimiz buyuruyorlar ki Ramazan yüce Rabbimiz’in isimlerinden bir isimdir!

Doğru kullanış “ Ramazan ayı” şeklindedir! Peygamber Efendimizin başka bir hadisinden anladığımıza göre “ramazan geldi, ramazan gitti dememek gerekir ama Ramazan ayı geldi ve Ramazan ayı geçti...” şeklinde kullanmamız doğrudur!
Şüphesiz ki bu tebrik ve dua ancak Müslüman olan bir kişiye hitap etmektedir!
Konu ile ilgili iki Resulullah hadisi yukarıda söylediklerimizi, çok veciz ve beliğ olarak ifade etmiştir!
GALATTAN SAKINMALI, RAMAZAN DEĞİL, RAMAZAN AYI
Rasulullah buyuruyor ki, “Ramazan geldi, ramazan gitti demeyiniz, Ramazan ayı geldi, Ramazan ayı gitti deyiniz, çünkü Ramazan Allah’ın isimlerinden bir isimdir!” (s.a.s)(31/530)
“Oruç ateşten koruyan bir kalkandır!”,”Her kim inanarak ve mükafatın Allah’tan bekleyerek Ramazan ayında oruç tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır!” buyruluyor!(1/535)
Kısaca Ramazan ayının her anının biri diğerinden daha güzel, sabahı ayrı güzel, iftarı ayrı güzel, Kadir gecesi bambaşka güzel tabii mümin için, Müslüman için...
Ramazan ayının faziletini anlatan Resulullah hadisi bu mübarek ayın başlangıcının rahmet, ortasının mağfiret ve sonunun ateşten kurtulmak olduğunu ifade buyuruyor! Yüce Allah (c.c) şanlı Kur’an’ında “Ya Muhammed şayet kullarım sana beni sorarlarsa, onlara çok yakın olduğumu söyle. Bana dua edince dua edenin duasına icabet ederim, o halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki maksatlarına nail olabilsinler.” Hikmetli Kur’an, Bakara suresi 186. ayet) buyuruyor.
DUA’DA TARİH VE VİCDAN MUHASEBESİ YAPARSIN!
Böylesine rahmet, mağfiret ve ateş azabından kurtuluş kapılarının ardına kadar açık olduğu bu ayda, kendimiz, ailemiz, şehrimiz, bölgemiz, kavmimiz ve İslam ümmeti için taleplerimiz olacaktır, olmalıdır! Resulullah’ın tavsiye ettiği ve öğrettiği dua örneklerini inceleyince görürsünüz ki, fert olarak Hazreti Adem’den bu yana tüm Peygamberlere dua etmek ve selam göndermek ve onları anmak bizi bir zaman ve mekan seyyahı yapmakta, andıklarımızın devamı haline getirmekte.
Dua bizi bir vicdan ve tarih muhasebesine götürmektedir. Bu vicdan muhasebesi vacibül vücut olan Allah’a (c.c), dağa ve taşa teklif edilen emaneti kabullenmiş insan oğlunun, (Müslüman’ın) Allah’ı ululaması, hamd etmesi, şükretmesi demektir. Bu büyük ruhani eylemin yapılmasının ilk şartlarından biri kendi varlığını doğru idraktir! Az önce ifade ettiğimiz gibi vacibul vücut olan Yüce Allah’la insan (mümin) arasında bir ilişki kurulması mümkündür ve bu ilişki duada özetlenebilir! Ve müminin miracı olduğu Allah’ın Resulü tarafından ifade edilmiş namazda zirveye yükselir! Allah’a hamd, şükür, tehlil, istiğfar tam bir vicdan muhasebesini gerekli kılar… Resulullah bir hadisinde insanlara teşekkür etmeyenin Allah’a hamd etmekteki zafiyetini açıklıyor!
İSTİĞFAR AMA NASIL?
İstiğfara gelince bu küreselleşme döneminde günahlar öylesine çoğaldı, kabardı ve ortalığı kapladı ki, akıl almaz! Rızıklar, kazançlar, emekler, yenenler, içilenler gittikçe daha kirli, kusurlu hale gelmekte… Dünya kirleniyor, insanlar kirleniyor, hatalar, günahlar kol geziyor! Gerçekten ramazana, rahmete, mağfirete ve günahların kavurucu ateşinden kurtuluşa muhtacız!
BAŞ ÖRTÜSÜ YÜZÜNDEN EĞİTİM HAKKI KİMSENİN ELİNDEN ALINMAMALI
Ramazan ayında rahmet, mağfiret, ateşten kurtuluş kapılarının ardına kadar açılacağına göre bütün Müslümanlar’ın bu kapılardan girmek ve Allah’ın rızasına kavuşmak için gayret gösterecekleri tabiidir! Acaba şu Türkiye’de yaşayan herkesin omzuna bir büyük irtikab edilmiş günah olarak yüklenmiş bulunan, baş örtüleri sebebiyle, yüz binlerce genç kızımızın seneler boyu ikinci sınıf insan muamelesine maruz bırakılması ayıbından, günahından Türkiye ne zaman kurtulacak? Anayasayı bile rahat rahat değiştirecek bir çoğunluk senin yanında? Daha ne kadar bu aczin sürecek Allah aşkına... Türkiye’de yüksek eğitimde baş örtüsü çifte standardını kaldır! İsteyen başı açık devam etsin, isteyen başı örtülü!
HOŞ GELDİN EY ŞEHR-İ RAMAZAN
Hoş geldin Ramazan ayı, Türkiye, İslam alemi olarak içine düştüğümüz yanlışlardan kurtulmak, günahlardan istiğfar etmek, hem dünyanın, hem de ahiretin ateş azabından kurtulmak için o kadar bekledik ki… Hoş geldin on bir ayın sultanı…

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali