FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
.................................................sayfaya dön 09-07-2007


Sayın Başkan!


“MİLLİ PARTİLER DAİMİ KONGRESİ”NE DAVET!
“… Türk siyasetine yeni ve köklü bir soluk getireceğine inandığım Gönüllerin Türkiyesi için yapmayı umduğumuz yolculuğun başlama noktaları içinde bu tarihi buluşma inanıyorum ki güzel ve bereketli sonuçlar doğuracaktır.
Milli Partilere Mektup: “Milli Partiler Daimi Kongresi”
1- Türk halkının isteği ve tarihin mantığı şunu gerekli kılar; millî partilerimizin gerçekleştirmesi gerekli olan görev 2007 Kasımından itibaren bir “Millî Partiler Hükümeti”nin

a- Dünyayı nasıl gördüğü,
b- Ülkemizin problemleri,
c- Problemlerimizin çözümü, büyük, birleşmiş, mutlu ve müreffeh Türkiye’nin oluşmasıyla ilgili politikaların, stratejilerin belirlenmesi,
d- Kendilerine millî diyebileceğimiz partiler, Türk halkının beklediği tüm Türkiye’yi, bölgeyi kucaklayan, hedef, umut ve program birliği içinde olabilmelidirler. Böyle bir programın zenginliği, bilimselliği, millîliği, samimiyet ve güvenirliği teminat altına alınmalıdır. Teklif edilen şey, daimî bir inanç, hedef, program ve strateji birliğidir.

GÖNÜL VE PROGRAM BİRLİĞİ
Bu program, partilerin bir seçim ittifakı, iltihakı gibi inandırıcı olmayan, geçici, kafa ve gönül karışıklığına sebep olacak basit ve çok da hoş karşılanmayan seçim taktiklerini bir kenara bırakıp, samimi ama gerçekçi, mutlak millî, güçlü, müreffeh Türkiye iktidarına vücut veren büyük derlenişi ve birliği ifade etmelidir. Bunun için millî siyasetin yapıcısı durumunda olan partilerin hedef ve program birliğinde olduklarının güvenilir bir biçimde ortaya konulması şarttır. Bu söylediğimiz millî ve güçlü iktidarın partisi veya partilerinin bir program etrafında, program birliğini kabulleri şüphesiz ki bu mutluluk iktidarının ister tek parti, ister çok partiden oluşsun ayrılmaz birlikteliğini sağlayacaktır. Önce partilerimiz 2008’de birlikte veya tek başlarına iktidar olduklarında uygulayacakları program ve takip edecekleri metot ve stratejiler hakkında anlaşacaklardır. Bu anlaşmayı kendilerini bağlayan bir metne dökeceklerdir. Kendini böyle bir programın uygulayıcısı sayan partiler, Türkiye’nin bağımsızlığına, hükümranlık haklarına ve anayasaya tam sadakatlerini beyanla birlikte seçim kanunlarında adaleti, hürriyeti ve siyasî istikrarı makul şekilde uzlaştıran bir seçim kanunu ortaya koymayı ve vatandaşın seçim hürriyetini kısıtlayan engelleri bertaraf etmeyi taahhüt etmelidirler.

SİYASETİN YENİ ADRESİ
Bu çalışma Türkiye siyasetini, -Meclis’te millî iradenin çok çarpık bir şekilde temsil edildiği, yani önemli bir vatandaş ekseriyetinin iradelerini yansıtmayan Meclis’e indirgenmiş, daha doğrusu AKP ve CHP’nin çekişmesine indirgenmiş siyaseti-, Türk Milleti’nin aradığı zengin, güçlü bir fikir, irade ve cazibe merkezi oluşturmaya davet eder. Bu siyasetin yeniden yapılandırılması, ahlakının, üslubunun ortaya konulması görevini yükler.
Bugünkü iktidarın ve muhalefetin tehlikeli zaaf ve yetersizliklerinden kaynaklanan kilitlenmeyi ortadan kaldırır. Siyaset elipsoidinde umudun, geleceğin güçlü odağı olarak ışıldar. Ve iktidar değişikliğini arızasız, sarsıntısız gerçekleştirme imkanını verir. Vatandaşın aradığı güvenilir, inanılır siyaset kadrolarının iktidara gelmesini sağlar. Şüphesiz ki yakın iktidarın bu hükümet programının ana çizgileri Millî Partiler arası işbirliğinin ölçüleri ortaya konmuş bir teferruat haline indirger. Millî ve güçlü iktidar varsayımını, düşüncede bir gerisin geriye dönüşümle kolaylıkla partiler arası kaçınılmaz işbirliğini de düzenleyecek işbirliğinin ölçülerini ihtiva eder ve etmelidir.

SİYASETİN KİLİDİNİN ANAHTARI
Yukarıda zikrettiğimiz siyasal istikrar, seçme hürriyeti ve hürriyet beyanının sonuçlarının dürüstlük ve adalet çerçevesinde manalandırılması siyasî hayatımızı kısırlıktan kurtaracak, köklü ama devamlı olarak ertelenegelen bir ihtiyaçtır. Ama bu sürekli olarak ertelene gelmiştir. Vatandaşlarımızın istediği partiyi değil de, korku veya uğradığı tereddütler sebebiyle ona yakın saydığı başka bir partiyi tercihe mecbur bırakılması vatandaş üzerinde uygulanan manevi baskıyı gösterir. Vatandaşın gönlündeki partiyi ve onun anlaşabildikleri kümeyi desteklemesi imkânı onun elinden alınmamalıdır. Fikir, rey ve vicdan hürriyeti, demokrasinin özüdür. Vatandaşın reyine saygı yoksa demokrasiden söz edilemez. Burada oyların dağılmasından söz edilebilir. Oyların partiler arasında gereksiz yere dağılmasını ancak ittifakın hukukunu düzenlemek suretiyle ortadan kaldırabiliriz. Güçlerini bir şekilde birleştirmek isteyen partilere sorumluluklarını da ortaya koymak suretiyle ölçüler ve düzenlemeler getirmek şarttır. Böylece iktidarımız yıllardan beri ertelenen bu ihtiyacı bir şekilde çözmüş olacaktır. Ancak bu çalışmanın amacı ittifak çalışmalarını düzenlemekten ibaret değildir. Bu çalışmaların çerçevesi, yeni, millî, güçlü iktidarın oluşması için millî, inanılır, güvenilir partilerin yeni bir hükümet programı esas, ölçü ve hedefleri üzerinde çalışacak ve siyasetin yeni merkezi olacak “Millî Partiler Daimi Kongresi”nin kuruluşu için bir mukaddime teşkil etmek olacaktır.

Bütün vatandaşlarımdan ricam bu çağrıyı partilerimize sunsunlar ve açık, net bir katılımbeklediğimizi belirtsinler! Yoksa bizim yapacağımız açık!
14, 15 Temmuz’da ülke meselelerini konuşmak üzere toplanıyoruz!

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali