FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
........................................sayfaya dön 23-01-2008

UYUŞTURUCUDA KIRMIZI ALARM!

Kitabi dinlerin ve herhangi bir mukaddes kitap kökenini ispatlayamadığımız dinlerin, ve insanın mutluluğunu hedef alan felsefe, ahlak ve siyaset görüş ve sistemlerinin hemen hemen hepsi doğrudan veya dolaylı olarak uyuşturucu madde bağımlılığı ile savaş halindedir.
Hele 21 yüzyılda insan hayatını, sağlığını çok ciddi şekilde tehdit ettiği ispatlanmış gibi olan sigaranın, alkol ve diğer uyuşturucu maddelerden farklı sayılmadığı günümüzde insan sağlığına gereken saygıyı göstermek için devletler, partiler birbiri ile yarışıyor.Ama bütün bu insanı ve doğayı koruma adına yapılan yarışa rağmen görülüyor ki, insanın sanayileşme, imar, ticaret adına dünyada yaptığı tahribat akıllarla durgunluk verecek düzeydedir!

Son bir sene içinde dünyamızın ne kadar çok ısındığı ve ısınmanın dünyanın çehresinde ne kadar çok çirkin bir iz bıraktığı belirtildi. Kuzey kutbundan başlayarak tabii çevreyi ve bu çevreye bağlı olarak canlı türlerinin pek çoğunu yok ettiği söylenegeldi.
Bu görüşte ne kadar hakikat payı bulunduğu elbette tartışılmalıdır, ama az olsun çok olsun; herhangi bir bölgenin insanın bu canavarlıktaki sorumluluk payının derecesi ne olursa olsun insan cinsinin dünyamızı kirletip, tahrip ettiği inkar edilemez. Aynı şekilde insan oğlunun bu asırda kendi cinsini zarara uğratmak ve hatta yok etmek için akla gelmeyecek ne şeytanca çabalara girdiğini de kimse inkar edemez!

Nükleer Felaket Gibi Bir Afet Geliyor! Uyanın!
II. Cihan savaşından itibaren iki binli yılların başlarına kadar devam eden soğuk savaş bir nükleer güç dengesine de dayanmaktaydı. Dünyayı yok oluşun eşiğine getirecek olan nükleer savaş çılgınlığının meydana getirdiği korkuları bütün dünya yaşadı. Herhangi bir çılgın liderin veya nükleer silahları ele geçirebilecek bir başka çılgın maceraperestin atom veya hidrojen bombasını atabilme ihtimali, yeryüzünün tüm insanlarının kabusu ve korkulu rüyası idi.
Şimdi nükleer güçte de benzer korkular var. Artık bir veya birden çok nükler bombaya sahip olmak yetmiyor, bunlardan düzinelercesine sahip olmak ve bir anda atabilmek için yarışılıyor!
İster nükleer silahların ister biyolojik silahların kullanılmasının hala çok ciddi bir tehlike olduğunu ayrıca ifade edelim. Söz tehdit ve tehlikelerden açılmışken biz başka bir tehdide işaret etmek ve herkesin alarm kampanalarını da çalmak istiyoruz:
Elbette uyuşturucu tehlikesi karşısında devletin bütün imkanlarıyla ve elbette milletin daimi ve candan desteği ile bu tehlikeyi bertaraf etmesini bekliyoruz ve istiyoruz! Bütün vatandaşlarımızın dikkatle üzerinde duracakları bu afet uyuşturucu afetidir ve bu afetin öğrencilerimize musallat olmasıdır! Hürriyet gazetesinin 14 ocak tarihi sayısındaki habere göre: “Öğrencilerimizin Yüzde Onu Uyuşturucu Kullanmakta!..

Öğrencilerimizin Yüzde Onu Uyuşturucu Kullanmakta!..
Avrupa uyuşturucu ve uyuşturucu bağımlılığını izleme merkezi (EMCDDA)’nin 2007 yılı 12. raporunda resmi verilere dayanarak hazırlanmış sonuçlarına göre, “Öğrencilerimizin yüzde onu uyuşturucu kullanmakta imiş. Avrupa’nın doğu kapısı durumunda bulunan Türkiye dünya eroin pazarını elinde bulunduran Afganistan’dan Avrupa’ya ve Avrupa’dan da dünya uyuşturucu pazarına dağılan uyuşturucu hattının, ana ticaret yolu üzerinde bulunuyor!
Ülkemizde öğrencilerimizin yüzde onuna bulaşan uyuşturucunun Avrupa’da daha yüksek oranlarda olduğunu görüyoruz. Gene rapora göre Avrupa ülkelerinden Belçika, İrlanda, Fransa, İspanya ve İngiltere’de öğrencilerin yüzde 30’la yüzde 44’ü kadarının uyuşturucu kullandığı görülüyor.
Raporda bir başka ilginç nokta Türkiye’de yakalanan eroin miktarı tüm Avrupa’da yakalananlardan yüksek. 2000-2005 yılları arasında tüm Avrupa’da yakalanan toplam eroin miktarının yarısı Türkiye’de ele geçirilmiş. Avrupa’da 2006 yılında 3,5 milyon olan kokain kullanıcısının 4,5 milyona yükseldiği görülüyor. Esrar Avrupa’da en yaygın olarak kullanılan uyuşturucu. Avrupa’da 70 milyon esrara kullanıcısı var, her beş yetişkin Avrupalıdan birisi esrar içiyor. Ecstazy kullananların sayısı 9,5 milyon.

Uyuşturucu Felaketine Karşı Milli Seferberlik Şart
Görülüyor ki işin şakaya gelir, mazeret kaldırır tarafı kalmamış. Devletin tüm imkanlarıyla alarma geçmesi, alarm kampanalarını açması ve milletin seferber edilmesi şart.
Avrupa’daki rakamlar Avrupa’nın nasıl bir facia içine gömüldüğünü gösteriyor! Toynbe’nin yıllar evvel söylediği kehanet gerçekleşmiş görünüyor! Avrupa bu facianın içindedir, ancak Avrupa’nın faciası bize de bulaşmıştır!
Öğrencilerimizin onda birini bu afete kaptırmış olmaktan dolayı cumhurbaşkanları, başbakanlar, milli eğitim bakanları, diyanet işleri başkanları, eğitimciler utanmalı ve uyanmalıyız.
Türkiye Avrupa’yı bu bataktan kurtaracak değerlere ve imkanlara sahiptir, ama önce kendini korumalıdır! Bir an önce kendini korumalıdır.
Uyuşturucu felaketi karşısında milli seferberlik ilanı için daha ne bekliyoruz?

 

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali