FAIL (the browser should render some flash content, not this).
 
........................................sayfaya dön 26-02-2008

 

Irak kuzey sınırında Teröre Karşı Son Harekat!

“ŞEHİTLER ÖLMEZ”, “VATAN BÖLÜNMEZ!” ŞEHİTLERİN HESABI DA MUTLAKA SORULUR!


Bugün (*) harekatın dördüncü günü. Şehitlerimizin cenaze törenlerini büyük bir hüzün, gözyaşı, tükenmez bir öç duygusu ve kararlılık içinde devlet erkanı, askerler ve siviller izledi, milyonlar da televizyon ve radyo haberlerinden duydu. Şüphe yok ki 70 milyon Türk (Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran insanlar anayasaya göre Türk’tür!) ve bu büyük milletin dostları kalplerinden yaralandılar.

Üzüntümüzü inkar etmeyeceğiz, kalbimize gömeceğiz ama mutlaka hesap soracağız! Zaten bu hesap sorulmadıkça, her şeyin yerine oturması mümkün olmayacaktır! Daha dün denecek kadar yakın bir geçmişte, milyonlarca insanın, farklı dillerin, dinlerin, mezheplerin barış içinde yaşamasını sağlayan bir dünya düzenini kurup yönetmemiz üzerinden, ABD’nin bir an kadar kısa sürebilmiş hakimiyet süresi kadar önemsiz bir tarih aralığından bahsediyoruz!
Başka bir deyişle bugünün büyük Türkiye’sinde hala capcanlı olarak yaşayan bir tarihin ve gerçeğin üzerine serpilmek istenen ihanet ve cehalet örtüsünü kaldırmak iradesinden bahsediyoruz! Zaten bu yazıların muhatapları da bu iradeye sahip olanlardır!..
Şehitlerimizin Ufulü Yüreklerimizi Yakıyor Ama Büyük Türkiye Kazanacak Türkiye neredeyse bir seneye yakın bir süreden beri, dağ taş, yer gök bir kara harekatına ihtiyaç var diyerek bağırıp çağırdıktan sonra, harekat yapmama konusunda akıl almaz bir anlayışsızlık, hatta mukavemet gösteren Başbakan nihayet, “yurt içindeki teröristleri zararsız hale getirdik mi ki dışarıda bir harekat gerek olsun” diyerek, sirendi direndi ve nihayet Meclis’in verdiği yetkiyi Şubat’ın son haftasında kullanmaya karar verebildi.
Vatandaşlarımızı etnik kimliğine göre tasnif ederek, terörün tetiklemeye çalıştığı etnik hassasiyetleri deşen, mıncıklayan Sayın Erdoğan Türkiye’nin terörle mücadelesine ve milli birlik anlayışına bilerek veya bilmeyerek darbe vurdu. Ve Şubat’ın son haftasında Türk Silahlı Kuvvetleri büyük risk alarak, kışın dondurucu soğuğunda harekata girişti.
Bu risk olağanüstü ölçüde büyüktü. Bu riskin göze alınmasının Türkiye’ye neler getirdiğine bakacak olursak; bu psikolojik üstünlüktür! Ve mesajı herkestir; dost düşman: Bu zor şartlar altında, TSK’nin gerçekten yüksek performansını ortaya koymasıdır!
Bu tür harekatı çok az silahlı güç gerçekleştirebilir! İkinci altı çizilecek husus, bu bölgede bayrak dalgalandırmaktır! Yani, “bundan böyle gece sizin gündüz bizim, yahut yaz bizim kış sizin yok” denmek istenmiştir! Tabii bütün bu gelişmeler veya hesapları Bush-Erdoğan anlaşması çerçevesinde ele almak gerekiyor.
ABD büyükelçisinin ve ABD merkez komutanlığının (sentrom) açıklamalarını göz önünde bulundurarak yapacağımız bir performans değerlendirmesidir! Yani Türkiye’nin hayati menfaatleri bu kısa paslaşmalar içine sıkıştırılmış durumdadır! Şüphesiz bu değerlendirmeler bu harekatın yapılmakta olan harekatın gündelik değerlendirilmesidir! Ama günlük, mevsimlik bir değerlendirme ile yetinmemiz bizi yanıltır! Daha derin bir değerlendirmeye ihtiyacımız olduğu açıktır!
Harekatın Rakamsal Sonuçları Sözün başında ifade ettiğimiz gibi, bugün harekatın 4. günü. Çok yazık ki 15 şehidimiz var. Ve şakiler de 112 telefat vermiş, topçu ateşi ile ihanet yuvalarında itlaf edilenlerin bu telefat yekununa ilave edilmesi gerekiyor! Genelkurmay’ın internet sitesinden yapılan açıklamaya göre bu miktar 155 olmuş! Kabul edelim ki bölücü hainlerin verdiği bu kayıp bir teselli olsa bile tesellilerin anlamı yok!

Çünkü bir tek Mehmetçik , bin terörist leşiyle mukayese bile edilemez!

Rakamları mukayese ederek teselli bulacak halimiz yok! Ancak sözün burasında gerçekten ağır bir görevi yerine getirmek için duralım:

“ŞEHİTLER ÖLMEZ”, “VATAN BÖLÜNMEZ!” Şehitlerin Hesabı Da Sorulmalıdır!

Dinimiz, milletimiz ve geleceğimiz için mübarek varlıklarını feda eden kahraman şehitlerimiz için ağlayalım, ağlayalım ama göz yaşlarımız görünmesin, içimize aksın, göz yaşlarımız inanç olsun, şuur olsun, kararlılık olsun!..

Ve şehitlerimiz için dua edelim! Onları bekleyen Hazreti Peygamberin onları mübarek bağrına bastığından şüphe yok!
Onlara fatihalar gönderelim ve diyelim ki; şehitler ölmez ve şehitlerin hesabı mutlaka sorulur!

Ve bu hesap sormanın hiçbir zaman ve mekan sınırı olmayacaktır! Ne iç ne dış, ne dost ne düşman sınırı olmayacak, bir tarih sorgulaması olacaktır!
Mehmetçiğin zerre kadar kanının hesabı sorulacaktır ve bu hesap tarihin, gerçeğin hesaba çekmesi olacaktır! Ve inanınız ki bu sorgulama mutlaka yapılacaktır!
Bu sorgulamanın kıldan ince kılıçtan keskin hazırlık tahkikatına ilişkin notları, Egemen Milletin Sesi’nde, Bayrak’ta ve ulu Çınar’da daha geniş ve detaylarıyla ele alacağız! Bunları vaad ederken sözü şöyle bağlayalım:

Ey Şanlı Peygamberin Övdüğü Ordu, Gazan Mübarek Olsun!

Bu mukadder sorgulama, tarih mahkemesinin savcısı tarafından ilmik ilmik hazırlanadursun. Bizim dualarımız şimdi bütün samimiyetle, yurdumuzda ve Irak sınırında mübarek ve mukaddes cihatta bulunan kahramanlarımızla, şanlı askerlerimizle olsun.

Çanakkale gazilerinin kahraman askerleri, gazanız mübarek, kılcınız keskin, yolunuz açık olsun! Şanlı Peygamber’in dua ettiği şanlı asker, gazan mübarek olsun!

 
 
 
Millet Partisi 2007• petek-webtasarım
ana sayfa      |     partileşme    |     yorum     |     arşiv     |     Aykut Edibali